
Tarih bize kimi insanların unutulmaması gerektiğini anlatır. Başta da uluslarını aydınlatmaya çalışan, bu yolda gecesini gündüzüne katan, bu uğurda acılar çeken insanlarını altın sayfalarına alıp, gelecek kuşaklara taşır.
Toplumlar kendilerini kötü yönetenleri çok kısa sürede unutur. Hele hele geri sürükleyen yöneticilerini on yıl geçsin çok kişi anımsamaz olur. Tarih kötü yönetenleri n değil, haklına hizmet edenlerin, bilime, sanata hizmet edenlerin tarihidir.
Tarih önceleyerek Yunus Emre’leri, Hacı Bektaş-ı Veli’leri, Pir Sultan Abdal’ları, Şeyh Bedrettin’leri , Mustafa Necati’leri, İsmail Hakkı Tonguç’ları, Hasan Âli Yücel’leri koyar önümüze, Kuyucu Murat Paşa’ları, Hızır Paşa’ları, Patrona Halilleri değil…
Ölümünün 64. yılında (26 Şubat 1961) saygıyla andığımız; Milli Eğitim Bakanlarından Hasan Âli Yücel de unutulmayacak, yıllar geçse de yaptıklarıyla anılacak insanlar arasında yerini almıştır.
Niçin unutulmayacak?
Hasan Ali Yücel’in görev yaptığı yıllarda, II. Dünya Savaşı’ndaki belirsizlik ve bekleyiş bütçenin büyük bölümünün askeri giderlere ayrılmasına neden olmuş, eğitime düşen pay da iyice kısılmıştır. Yücel kadro sıkıntısı, bütçe kısıtlanması ve II. Dünya Savaşı gibi olumsuz koşullar altında bile birçok iş gerçekleştirmiştir: “1939 yılında Birinci Neşriyat Kongresinin toplanması, 10 yıllık Neşriyat sergisinin açılması, Güzel Sanatlar Dergisi’nin yayınlanması, Tercüme Bürosu kurularak Dünya Klasiklerinden 496 yapıtın Türkçeye çevrilerek yayınlanması, 1940 yılında Köy Enstitülerinin kurulması, İslam Ansiklopedisi, Tercüme Dergisi, Teknik Öğretim Dergisi’nin yayımlanması, 1941 yılında Gramer Komisyonu’nun kurulması ve çalışmaya başlaması, Tarih Vesikaları Dergisi’nin yayınlanması, 1942’de Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsü’nün kurulması, 1943’de Kadın Ev Dergisi’nin yayınlanması, 1944’de Türkçe Sözlük yayınlanması, İstanbul Teknik Üniversitesi’nin açılması, 1945’de Anayasa dilinin Türkçeleştirilmesi ve Ankara Tıp Fakültesi’nin kurulması, Türkiye’nin UNESCO’ya katılmasının sağlanması, 1946 yılında Üniversite Yasasının çıkarılması, Ankara Üniversitesi’nin kurulması...” bunlardan bazılarıdır.
Bakanlığı döneminde gerçekleştirdiği bu işlerden yalnızca biri bile Hasan Âli Yücel’in hep saygıyla anılmasına yetecektir. Bu hizmetlerin gerçekleştirildiği dönemin Avrupa’da Faşizm rüzgârlarının estiği, kültürün ve sanat eserlerinin yok edildiği, milyonlarca kitabın yakıldığı dönem olduğunu özellikle anımsatalım...
Biz Köy Enstitüleri ve Çağdaş Eğitim Vakfı yönetim kurulu olarak, salgının en yüksek yayılma gösterdiği bir dönemde onu internet aracılığıyla bir ZOOM programı yaparak anmayı kararlaştırdık. Afişimiz ve program giriş şifremiz ektedir. 26 Şubat 2022 (Yarın) akşam saat 21.00'de görüşebilmek dileğiyle...







