Reklam
Şeyma Abay

Şeyma Abay

Şeyma Abay
seymaavcar@gmail.com

Neden Hep Korumak Zorundayız?

31 Mayıs 2021 - 17:55 - Güncelleme: 31 Mayıs 2021 - 18:17




Yaşadığımız bu cennet coğrafyaya  sorumluluğumuz; iyi olanı alkışlamak kadar, kötü ve yanlış olanın da toplum olarak birlikte ve karşısında durmayı gerektirir. Birey olarak hissettiğim sorumluluk duygusu bana bu yazıyı yazmamı ve sesimizin daha çok kişiye ulaşmasını sağlamak için üzerime düşeni yapmamı gerektiriyor. 

Değinmek istediğim konu başlıkları o kadar çok ki; hepsini tek bir yazıda ele almam mümkün olmadığı için ayrı konular olarak yazacağım. 

Mesela, eminim hepiniz bugüne kadar yüzmeye ya da gezinti amaçlı denize /deniz kenarına gitmişsinizdir. Denizde yüzerken kaç kere tarihi kalıntılara denk gelmişsinizdir; binlerce yıllık kalıntıların üzerinde kulaç atmışsınızdır mesela? Ya da,  denize müthiş bir sahili olup da, denize erişemediğiniz, aranıza sınır konulan kaç yer vardır?

Denizdeki atıkları düşünün mesela, kaç kişi  hem bu işten ekmek kazanıp hem de hayatını sürdürmesini sağlayan denize böylesine hoyratça davranır? Neden sahip çıkmaz ekmek teknesinin ve dolayısıyla istikbalinin yok edilmesine? 

Bilinçsizlik, eğitimsizlik ne kadar kötüyse umursamazlık da aynı derecede, hatta belki daha da kötü. .. Bugün denize girdiği yerde çöpünü ve her türlü pisliğini geride bırakıranlar, aynı denizin başkalarına da ait olduğunu hiç mi düşünmezler? Başkalarından vazgeçtim, bir sonraki hafta aynı yerde kendileri nasıl tekrar denize girebilir? Nasıl bu kadar sorumsuzca davranabilirler? 

Doğa hepimize bu kadar cömert davranırken ve üstelik tek yapmamız gereken var olanı korumak, zarar vermemek iken, bize bu güzellikleri sunan doğamıza özen göstermek ne kadar zor olabilir ?

Geçen hafta bilirkisi heyeti ile incelemesi yapılan, işte o denizle aramıza çitler ören, marina ofis, wc, satış yerleri vb gibi - üstelik estetik duygusundan oldukça uzak - yapılarla, denizle aramıza engeller koyan Muçev Marina ile Göcek Halkı arasındaki davayı yazacağım bugün.

Göcek eski Belediye Marina yerine yapılan, tekne bağlama iskelesinde kapasite artırımı için hazırlanan 1/1000 Ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliğinin uygulanmasının doğurabileceği zararları daha önce birçok kez dile getirmiştik. Konuyu ilk defa okuyacaklar için kısaca bilgilendirmek isterim:

 * İskelenin özelleşmesinin doğuracağı en önemli olumsuz sonuçlardan biri; Göcek beldesinin ve halkının denizle olan bağlantısının kesilecek olmasıydı. Tüm sahil bandının Marina'nın kullanımına tahsis edilmesi ve çitlerle kapatılması sonucu, eskiden girip balık tutabildiğimiz, oturup ayaklarımızı denize uzattığımız sohbetler ettiğimiz alanlara halk olarak artık erişimimiz yok.  iskeleye giriş yapamadığımız gibi, sahil bandında yürüyüş yolu ve yeşil alan olarak kullanılan alanlar çitlerle bölünerek, Göcek halkının erişebileceği yerler olmaktan çıkmıştır. 

* Söz konusu olan iskele kapasite artırımı gerek çevresel gerekse ekonomik açıdan pek çok olumsuz sonucu da beraberinde getirecektir.  Şöyle ki;
• Çoğalan tekne, araç ve insan trafiğinin mevcut altyapı-yol kapasitelerinin fazlasıyla üstüne çıkacak olması, Göcek’ in belde değerini ve yerel halkın yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyecektir . 

• Sakin koyları ve ortamı ile bilinen Göcek ’in, kapasitesi üstünde tekneye ve insana ev sahipliği yapmasının olumsuz sonuçlarından biri de; gerek yurtdışı, gerekse Mavi tur misafirlerinin, zaman içerisinde başka destinasyonlara yöneleceği ve denizde konaklayan tekne sayısındaki bu artışın Göcek’ i ekonomik açıdan da olumsuz etkileyeceği gerçeğidir. 

• Günübirlik tekne hacmi giderek azalacak, belki de zamanla yok olacaktır. Bu olumsuz durum yerel balıkçılar ve en önemlisi charter tekneleri için de geçerlidir.  Planlanan kapasite artırımının, beldemizde faaliyet gösteren charter firmalarını zaman içerisinde kaybetmeye kadar varabilecek zincirleme etkileri olacaktır. “Daha çok tekne, daha çok iş” mantığı ilk bakışta cazip görünse de bu durum ancak çok kısa bir dönem için geçerli olabilir.  Sorunlar katlanarak artmaya başladığında Göcek esnafı da önemli bir gelir kaynağı olan günübirlik tur teknelerini, balıkçı teknelerini ve charter teknelerini kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya kalacaklardır.

• Mevcut durumda bile ekosistemimizi korumakta ciddi sorunlar yaşadığımız düşünülürse, deniz canlılarının, koy içinde oluşacak kapasite fazlası tekne trafiğinden ve konaklamasından en olumsuz şekilde etkilenecek canlılar olacağı unutulmamalıdır. 

• Koy içi kirlilik, artan tekne sayısı ile orantılı şekilde artacaktır.  Yıllardan beri teknelerden atık toplama işini başarı ile gerçekleştiren TURMEPA’ nın artan talebi karşılamakta yetersiz kalması durumunda koyumuz geri dönüşü neredeyse imkânsız bir şekilde kirlenecek ve Göcek’ i Göcek yapan en önemli değer kaybedilmiş olacaktır. 

• Muçev Marina tarafından yapılmak istenen bu kapasite artırımı eğer hayata geçirilirse maalesef geri dönüşü olmayan ve zaman içerisinde sadece Göcek’i ve Göcek’lileri değil, Muçev Marina işletmecilerini de etkileyecek ciddi olumsuz sonuçlar doğuracaktır. 

Yukarıda özetlemeye çalıştığımız sebeplerden dolayı Muçev Marina tarafından hayata geçirilmek istenen kapasite artırımına Göcek halkı olarak şiddetle karşı çıktığımızı kamuoyu ile yazılı, sözlü, sosyal medya aracılığı ve itiraz dilekçelerimizle paylaşmıştık. 

Dilekçelerimize olumlu geri dönüşler, hatta bir geri dönüş, cevap bile alamadığımız için, itirazlarımıza istinaden, gönüllü gruplar olarak, İskele mevkiinde yat bağlama iskelesi amaçlı olarak yapılan ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Makamının 17.07.2020 tarih ve 151120 sayılı olur' u ile onaylanan 1,5000 ölçekli Nazım İmar Planının ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle dava açmıştık. Davanın karara bağlanabilmesi için; Mahkemenin ara kararıyla, sahil bandında keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, 28 Mayıs tarihinde bilirkişi heyeti ve davacılarla yerinde incelemeler yapılmıştır. 

Bilirkişi heyeti, davacıları ve mağdur olan tekne sahiplerini dinleyerek, deniz altı ve üstü çeşitliliği ile kirlenme durumunun, fiziksel ve biyolojik çevresel değerlerin ve ekolojik dengenin tahribine ve yok olmasına neden olup olmayacağı, çevreye olabilecek olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da zararın çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için gerekli önlemlerin alınıp alınmadığı, Bölgenin durumu dikkate alındığında yat bağlama iskelesinin deniz araçlarını taşıma kapasitesinin uygun olarak planlanıp planlanmadığı, üst ölçekli (1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Revizyonuna ve 1/25.000 ölçekli imar plan111a) planlara ve planların kademeli birlikteliği ilkesine, ilgili mevzuatta öngörülen teknik usul ve esaslara, kamu yararına, şehircilik ilkeleri ile planlama esaslarına uygun olup olmadığı konusunda inceleme yapmıştır. 

Ayrıca benzeri konu için davacı olan Muğla Belediyesi ve Belediyeden 3 görevli ve 1 avukat ile bu görüşmelere katıldı ve durumdan rahatsız olan Kooperatif üyelerinin mağduriyet şikayetlerini bilirkişi heyetine bildirdiler. Konu aynı gün Fethiye Belediye yetkililerine bildirildi ve  Fethiye Belediyesi de konuyu inceleyeceklerini bildirdi.
Göcek için attığımız bu adımda bizi destekleyen, yanımızda olan herkese müteşekkiriz. Umarım en kısa zamanda yine iskelede balık tutabilir, deniz kenarında yürüyebiliriz. 

Balıkları tekrar görebilmek dileğiyle.

Bu yazı 740 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 1 Yorum