Emekli, yıllarca çalışmış emektar kişidir. Gençlik yıllarının koşuşturmasında, hemen hemen herkesin arzusudur emekli olmak. Emekli olduğunda çalışma hayatının yoğunluğu nedeniyle, gerçekleştiremediği aktiviteleri yapmak,bol bol kitap okumak, hobiler edinmek, diğer ülkelerdeki yaşıtları gibi seyahat etmek, yaşamının kalan günlerini dinlenerek, özgürce huzurlu, mutlu ve sakin bir şekilde geçirmektir…
2024 yılı ‘’Emekli Yılı’’ ilan edildiğinde emekli umutlandı, galiba refaha ulaşıyoruz artık diye sevindi. Alım gücünün düşmesi nedeniyle zorunlu ihtiyaçlarını bile karşılayamadığı ailesinin yüzünü güldüreceği hayallerini kurdu. Çocukları neşeli kahkahalar atacak, eşiyle sabahlara kadar eksiği, gediği kapama hesapları yapmayacak, huzur içinde yaşayacaklardı…
Yaşam zorlukları her alanda onları kıskaca aldığı için yüzleri gülmüyor, boş cüzdanları dolmuyor, mutfaklarıağlıyordu. Kemerler sıkıldıkça çaresizlikleri artıyordu.Yoksulluklarını, sorunlarını üç yüz altmış beş gün boyunca doluya koymuşlar almamış, boşa koymuşlar dolmamıştı. Onlar da umutlarını gelecek yıla bohçalamışlardı.
2025 yılı geldi, ocak zam oranları açıklandı, memur emeklisine yüzde 11.54. sigorta ve bağkur emeklisine yüzde15,75 zam yapıldı. Ama sabırsızlıkla beklenen haber bu değildi; emekli hüsrana uğradı. Bu oranlar, dalgalar tarafından lüüüp diye yutulan kumsaldaki kum taneleri gibi anında yok olacak, hiçbir derde deva olamayacak,
Havalar soğuk, masraflar katlı, evlerin içi buz; battaniyelerçoluk çocuğu ısıtmıyor. Odun da, doğal gaz da elektrik de cep yakıyor; marketlerdeki fiyatlar her gün zamlanıyor. Zorunlu ihtiyaç maddelerine bile ulaşmak artık imkansız oluyor.
Emeklilerin gözü kulağı net kararı verecek Sayın Cumhurbaşkanı’mızda. Emeklilerimizi rahatlatacak yetkilere sahip tek kişi. Kendisinden gelecek haberler insanlarımızı ya rahatlatacak ya da geçim girdabı içinde yok olmalarına neden olacaktır.








