Günlerin yorgunluğu ve uykusuzluğuyla otobüste yol alıyordum. Hatay’dan İzmir’e. Göz kapaklarım öyle ağırlaşmıştı ki bu yöreleri bir daha göremem diye zorluyordum kendimi. Gün yavaşça ağarırken yol kenarındaki levha Adana’ya on kilometre kaldığını yazıyordu.
Bedenimdeki ağırlık birden hafifledi. Göz bebeklerim büyüdü. İçimde beliren bir canlının hızla koştuğunu hissettim. Sağ yanımda dağlar, sol yanımda alabildiğine bir düzlük. Otobüs akıp gidiyor. O an içimde beliriveren canlı da!
Anzavur! dedim sesimi az yükselterek.
Yanımdaki yolcu başını çevirmeden gözlerini bana döndürerek bakıp koltuğa iyice gömüldü.
Çukurova, dedim.
Başını evet, anlamında eğip kaldırdı. Hiç oralı bile olmadı.
Memed, dedim.
Muavin ön koltuktan kalkıp yanımda belirdi, bir şey mi dedin abi?
Hayır, sana seslenmedim. Madem geldim, bir bardak su alayım, dedim.
Yanımdakinin gözü camı aşıp dışarı çıkmıştı. Muavini görünce, ben de su alayım, dedi.
İnce Memed buralarda yaşamış, dedim.
Başını koltuktan kaldırıp hafif eğerek, tanımam, dedi.
Yaşar Kemal’i? dedim.
Adını duydum, buralarda arzuhalciymiş, dedi.
Buraların romanını yazmış, dedim.
İyi yapmış, dedi muavinin verdiği suyu içerken. Sonra başını koltuğa dayayıp uykuya daldı.
Benim içim hâlâ kıpır kıpırdı… Yüreğimde bir hafiflik, bıraksalar uçarak gideceğim Ege’ye!
Belki sizlerin de benzeri anıları olmuştur. O an içinizin coşkuyla dolduğu ya da boğazınızı bir şeyin sıktığı.
Her gün olmasa da bazı şeyleri gün içinde birkaç kez yaşarız. Bunların kimileri fark edilir, kimileri de edilmez.
Çoğumuz gün içinde ufak şeylerin, basit yaşanmışlıkların kuşatmasındayızdır. Küçük bir gözlemimizi ya da o an herhangi bir yaşanmışlığa tepkimiz ve yaklaşımımız değişik biçimde olabilir.
Yazımızın girişinde sözünü ettiğim yaşanmışlığın bendeki duygusal etkisi yanımdaki yolcuda yoktu.
Bazıları benim ve diğer kişinin psikolojik etkilerini farklı biçimde değerlendirebilir.
Sanatın birçok alanına yakın duran, okuduğu Yaşar Kemal romanları, bulunduğu çevre, alınan eğitimler, aile ve toplumsal ilişkiler burada etkilidir. Öte yandan farklı zihinsel süreçler ve sosyal ilişkilere dek uzanan unsurlar da duygusal durumda öne çıkar.
Biliriz ki, bazen dış ortamdan gelen uyaranlara önem vermezken, yarın aynı olaya şiddetle tepki verebiliriz.
Bu nedenle algı olgusu bireyi doğrudan ya da dolaylı olarak etkileyebilir.
İletişimde yaşadığımız zorluklar, her birimizin algısındaki farklılıklardan da oluşabilir. Az empati ile sorunlarımız azalabilir mi?








