Ortaca Cumhuriyet Meydanı’nda yapılan açıklamayı CHP Ortaca İlçe Başkanı Özcan Özsoy okudu. "Ülkede her sabah yeni bir hukuksuzluğa uyanıyoruz" diyen Özsoy, 19 Mart 2025 tarihinde İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu tutuklanması ile süreç başka bir boyuta taşındı. Bu tutuklamalar Türkiye siyasi tarihinde önemli bir dönüm noktasıdır" dedi.
Özsoy "Pusulası vicdanı olan, kaderini kendi azim ve kararıyla yeniden yazan; Yüce Milletimize!
Halkın iradesini tanımayan, seçim sandığında kazanamadığı belediyeleri cebren ve hileyle geri almak isteyen, karşısına çıkmaktan ve kaybetmekten korktuğu Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’nu hapse attırarak rakipsiz olmak isteyen, bu büyük ve güzel ülkenin kurucusu, Türkiye’nin Birinci partisi Cumhuriyet Halk Partisi’ni, kesin YSK kararlarına rağmen kayyım şantajıyla teslim almak isteyenlere sesleniyoruz,
Geldiğiniz gibi gideceksiniz!
Yargı bağımsızlığı, basın özgürlüğü, kişi hak ve hürriyetleri başta olmak üzere, yediden yetmişe, çocuklardan kadınlara kadar; kimsesizlerin kimsesi Cumhuriyetimizin tüm kazanımlarını içine sindiremeyen ve kendilerini iktidara getiren demokrasinin bugün en büyük tehdidi haline gelen sizleri, bu güzel ülkenin yarınları adına kesin bir dille uyarıyoruz:
Gaflet, Delalet ve Hıyanet içindesiniz!
Ekonomik bağımsızlığını yitirmiş, eğitimden tarıma, sağlıktan gıdaya kadar üretim gücünü kaybetmiş, çalışanından emeklisine, işçisinden çiftçisine halkına umut vermek şöyle dursun; doğmamış çocuğuna bile borç yükleyen, iflasın eşiğinde, uçurumun kenarında bir Türkiye inşa ettiniz.
İstiyorsunuz ki; rant, talan düzeni devam etsin, bu ülkede taş taş üstünde kalmasın.
Değerli Yurtseverler,
Hani kimliksiz, cibilliyetsiz, Yeliz kod adlı bir cumhuriyet düşmanı var. Ne diyor: “Kanlı 1923 darbesi”. Bu küstah piyonun ve onun sahiplerinin kulağına küpe olsun diye söylüyoruz:
Cumhuriyet, emsalsiz bir güçle vatanın her karış toprağında acımasızca kan döken emperyalizme ve emperyalizmin uşaklarına karşı; kanla irfanla kurulmuştur, evet.
İşte o kan, saltanatından başka bir şey düşünmeyen haramilerin cepheden cepheye sürdüğü Anadolu köylüsünün biricik kınalı kuzularının kanıdır...
O kan, cepheye silah taşırken istiklal yolunda kucağında dokuz aylık bebeğiyle şehit düşen Şerife Bacı’nın kanıdır.
O kan, Yemen’e gidip de dönmeyenlerin, o kan, Çanakkale’de yedi düvele eyvallah etmeyen Onbeşli’lerin, o kan Dumlupınar’da on bir yıl görmediği oğlu Mehmet Onbaşının kollarında son nefesini veren Çetmili Kara Ali Çavuş’un kanıdır.
Nazım dediği gibi bir kez daha, ‘ateşi ve ihaneti gördük’ duygusunun dayanılmazlığı içinde;
Kurtuluşun, adı bilinen bilinmeyen tüm kahramanlarını şükranla anıyor, adalete susamış, irfan sahibi milletimize sesleniyoruz,
Halkın iradesiyle iş başına gelen, seçilmiş belediye başkanlarına yönelik 19 Mart sivil darbesiyle başlayan anti demokratik, haksız ve hukuksuz sürdürülen bu süreç, salt bir kişinin tek adam iktidarını devam ettirmek gibi bir sanıyla geçiştirilecek ve bu çerçevede açıklanacak bir şey değildir.
Vatanın bütünlüğü ve milletin bağımsızlığı tehlikededir.
Bağımsızlığımıza göz dikmiş, Sevr’i yeniden hortlatmaya yemin etmiş emperyalizmin Büyük Ortadoğu Projesi ve onun savcısıyım deme cüretini göstermiş olanlar, bu projenin hayata geçmesinin önünde en büyük engel olan son demokratik ülke Türkiye Cumhuriyetini, geri dönülmez bir felakete sürüklemektedir.
Bu tespitler ve düşücüler ışığında, Cumhuriyetin en büyük iftira kampanyasının mimarlarını, sözcülerini ve muhataplarını bir kez daha uyarıyoruz.
Etkin pişmanlık zırhıyla korunan sözde itirafçı özde iftiracı olan sizlerin etkin pişmanlığı da son pişmanlığı fayda etmeyecektir.
Bir kişinin değil bir milletin iktidarı için bırakın halkın başkanlarını!
Türkiye Başkanlarını Geri İstiyor! "dedi
CHP Muğla millet vekili parti meclis üyesi Gizem Özcan " gerçekten çok zor günlerden geçiyoruz.hem hukiki olarak hem ekonomik olarak ama ikincisinin sebebi birincisinde saklı bu gün yaşadığımız bütün sıkıntıların sebebinde hukuk devletinin askıya alınması olması vardır bugün anayasa kurullarının uygulanmadığı evrensel hukuk nornlarının yok edildiği yok sayıldığı hukuk üstünlüğünün yok sayıldığı bir sistemle karşı karşıyayız. bu gün milleten iradesini alan sisin oylarınızla helal oylarla seçilmiş belediye başkanlarımız yol arkadaşlarımız tutuklu onlar için her yerde mücadele etmek durumunda kalıyoruz.tabi bu süreç nasıl örüldü tabiki hukuk eliyle hukuku araçsallartırılarak bunlar gerçekleştiriliyor. yandaş medya üzerinde hedef göstermeler arkasından yapılan operasyonlarla beraber bu gün partimize sizin seçmiş olduklarınıza yönelik operasyonlarla karşı karşıyayız. bütün ilkede bütün dünyada muhalefet vardır. ama orada muhalefet yoksa orada denokrasiden söz edilemez. işte bugün Türkiyeyi mıhalefetsisleştirme hedef alınmaktadır Cumhuriyet halk partisi ana muhalefet artisidir ama kimse unutmasınki kimsede şu anda Cumhuriyet halk partisi son seçinmlerin birinci partisidir. işte bu gün yaşadığımız süreç bunu göstermektedir. bu millet 22 yıldır iktidara oy verdi.ama son seçimde Cumhuriyet halk partisini birinci parti yaptı. ozaman iradesine saygı duyulmadı. bu gün yargı eliyle milletin iradesi gasp edilmeye çalışılmaktadır.bunu kabul etmiyoruz red ediyoruz egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. her zaman söylediğimiz gibi bu gün Ortaca'dan da ses yükseltiyoruz. millet büyüktür, millet büyüktür, millet büyüktür. teslim olmayacağız,kabul etmiyoruz, her zamanda direnmeye devam edeceğiz selam olsun bütün direnen arkadaşlarımıza "dedi
Özsoy "Pusulası vicdanı olan, kaderini kendi azim ve kararıyla yeniden yazan; Yüce Milletimize!
Halkın iradesini tanımayan, seçim sandığında kazanamadığı belediyeleri cebren ve hileyle geri almak isteyen, karşısına çıkmaktan ve kaybetmekten korktuğu Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’nu hapse attırarak rakipsiz olmak isteyen, bu büyük ve güzel ülkenin kurucusu, Türkiye’nin Birinci partisi Cumhuriyet Halk Partisi’ni, kesin YSK kararlarına rağmen kayyım şantajıyla teslim almak isteyenlere sesleniyoruz,
Geldiğiniz gibi gideceksiniz!
Yargı bağımsızlığı, basın özgürlüğü, kişi hak ve hürriyetleri başta olmak üzere, yediden yetmişe, çocuklardan kadınlara kadar; kimsesizlerin kimsesi Cumhuriyetimizin tüm kazanımlarını içine sindiremeyen ve kendilerini iktidara getiren demokrasinin bugün en büyük tehdidi haline gelen sizleri, bu güzel ülkenin yarınları adına kesin bir dille uyarıyoruz:
Gaflet, Delalet ve Hıyanet içindesiniz!
Ekonomik bağımsızlığını yitirmiş, eğitimden tarıma, sağlıktan gıdaya kadar üretim gücünü kaybetmiş, çalışanından emeklisine, işçisinden çiftçisine halkına umut vermek şöyle dursun; doğmamış çocuğuna bile borç yükleyen, iflasın eşiğinde, uçurumun kenarında bir Türkiye inşa ettiniz.
İstiyorsunuz ki; rant, talan düzeni devam etsin, bu ülkede taş taş üstünde kalmasın.
Değerli Yurtseverler,
Hani kimliksiz, cibilliyetsiz, Yeliz kod adlı bir cumhuriyet düşmanı var. Ne diyor: “Kanlı 1923 darbesi”. Bu küstah piyonun ve onun sahiplerinin kulağına küpe olsun diye söylüyoruz:
Cumhuriyet, emsalsiz bir güçle vatanın her karış toprağında acımasızca kan döken emperyalizme ve emperyalizmin uşaklarına karşı; kanla irfanla kurulmuştur, evet.
İşte o kan, saltanatından başka bir şey düşünmeyen haramilerin cepheden cepheye sürdüğü Anadolu köylüsünün biricik kınalı kuzularının kanıdır...
O kan, cepheye silah taşırken istiklal yolunda kucağında dokuz aylık bebeğiyle şehit düşen Şerife Bacı’nın kanıdır.
O kan, Yemen’e gidip de dönmeyenlerin, o kan, Çanakkale’de yedi düvele eyvallah etmeyen Onbeşli’lerin, o kan Dumlupınar’da on bir yıl görmediği oğlu Mehmet Onbaşının kollarında son nefesini veren Çetmili Kara Ali Çavuş’un kanıdır.
Nazım dediği gibi bir kez daha, ‘ateşi ve ihaneti gördük’ duygusunun dayanılmazlığı içinde;
Kurtuluşun, adı bilinen bilinmeyen tüm kahramanlarını şükranla anıyor, adalete susamış, irfan sahibi milletimize sesleniyoruz,
Halkın iradesiyle iş başına gelen, seçilmiş belediye başkanlarına yönelik 19 Mart sivil darbesiyle başlayan anti demokratik, haksız ve hukuksuz sürdürülen bu süreç, salt bir kişinin tek adam iktidarını devam ettirmek gibi bir sanıyla geçiştirilecek ve bu çerçevede açıklanacak bir şey değildir.
Vatanın bütünlüğü ve milletin bağımsızlığı tehlikededir.
Bağımsızlığımıza göz dikmiş, Sevr’i yeniden hortlatmaya yemin etmiş emperyalizmin Büyük Ortadoğu Projesi ve onun savcısıyım deme cüretini göstermiş olanlar, bu projenin hayata geçmesinin önünde en büyük engel olan son demokratik ülke Türkiye Cumhuriyetini, geri dönülmez bir felakete sürüklemektedir.
Bu tespitler ve düşücüler ışığında, Cumhuriyetin en büyük iftira kampanyasının mimarlarını, sözcülerini ve muhataplarını bir kez daha uyarıyoruz.
Etkin pişmanlık zırhıyla korunan sözde itirafçı özde iftiracı olan sizlerin etkin pişmanlığı da son pişmanlığı fayda etmeyecektir.
Bir kişinin değil bir milletin iktidarı için bırakın halkın başkanlarını!
Türkiye Başkanlarını Geri İstiyor! "dedi
CHP Muğla millet vekili parti meclis üyesi Gizem Özcan " gerçekten çok zor günlerden geçiyoruz.hem hukiki olarak hem ekonomik olarak ama ikincisinin sebebi birincisinde saklı bu gün yaşadığımız bütün sıkıntıların sebebinde hukuk devletinin askıya alınması olması vardır bugün anayasa kurullarının uygulanmadığı evrensel hukuk nornlarının yok edildiği yok sayıldığı hukuk üstünlüğünün yok sayıldığı bir sistemle karşı karşıyayız. bu gün milleten iradesini alan sisin oylarınızla helal oylarla seçilmiş belediye başkanlarımız yol arkadaşlarımız tutuklu onlar için her yerde mücadele etmek durumunda kalıyoruz.tabi bu süreç nasıl örüldü tabiki hukuk eliyle hukuku araçsallartırılarak bunlar gerçekleştiriliyor. yandaş medya üzerinde hedef göstermeler arkasından yapılan operasyonlarla beraber bu gün partimize sizin seçmiş olduklarınıza yönelik operasyonlarla karşı karşıyayız. bütün ilkede bütün dünyada muhalefet vardır. ama orada muhalefet yoksa orada denokrasiden söz edilemez. işte bugün Türkiyeyi mıhalefetsisleştirme hedef alınmaktadır Cumhuriyet halk partisi ana muhalefet artisidir ama kimse unutmasınki kimsede şu anda Cumhuriyet halk partisi son seçinmlerin birinci partisidir. işte bu gün yaşadığımız süreç bunu göstermektedir. bu millet 22 yıldır iktidara oy verdi.ama son seçimde Cumhuriyet halk partisini birinci parti yaptı. ozaman iradesine saygı duyulmadı. bu gün yargı eliyle milletin iradesi gasp edilmeye çalışılmaktadır.bunu kabul etmiyoruz red ediyoruz egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. her zaman söylediğimiz gibi bu gün Ortaca'dan da ses yükseltiyoruz. millet büyüktür, millet büyüktür, millet büyüktür. teslim olmayacağız,kabul etmiyoruz, her zamanda direnmeye devam edeceğiz selam olsun bütün direnen arkadaşlarımıza "dedi









