"Emeklilerin Ortak Geleceği Çalıştayı" sonuç bildirgesi açıklandı
"Emeklilerin Ortak Geleceği Çalıştayı"nın sonuç bildirgesinde, "Emekliler ve sosyal güvenlik için yapılan kamu harcamalarının milli gelire oranı yükseltilmelidir. Bayram ikramiyeleri gerçek değerine kavuşturulmalıdır" talepleri sıralandı.Tüm Emeklilerin Sendikası 2017, DİSK DEV Emekli-Sen ve Emekli Meclisleri Sendikası tarafından gerçekleştirilen "Emeklilerin Ortak Geleceği Çalıştayı"nın sonuç bildirgesi açıklandı.Bildirgede, "Bugün milyonlarca emekli geçinebilmek için yeniden çalışmak zorunda bırakılmaktadır. Emeklilik dinlenme, sosyal yaşam ve insanca yaşama dönemi olmaktan çıkarılmıştır. Emeklilerin önemli bir bölümü güvencesiz koşullarda çalışmakta, yaşamlarını sürdürebilmek için ağır bedeller ödemektedir" denildi.
"Emeklilerin sendika kurma, örgütlenme, toplu eylem ve toplu sözleşme hakları; uluslararası sözleşmeler ve evrensel sendikal haklar kapsamında değerlendirilmeli, örgütlenme özgürlüğü önündeki engeller kaldırılmalıdır" çağrısı yapılan bildirgede, "Emekliler ve sosyal güvenlik için yapılan kamu harcamalarının milli gelire oranı yükseltilmelidir. Bayram ikramiyeleri gerçek değerine kavuşturulmalıdır" talepleri sıralandı.Bildirgenin tamamı şöyle:"Tüm Emeklilerin Sendikası 2017, DİSK/Devrimci Emekliler Sendikası (Dev Emekli-Sen) ve Emekli Meclisleri Sendikası'nın çağrısıyla düzenlenen Emeklilerin Ortak Geleceği Çalıştayı, emekli örgütleri, emek ve meslek örgütleri, demokratik kitle örgütleri, siyasi partiler ve çok sayıda emeklinin katılımıyla Ankara’da gerçekleştirilmiştir.Çalıştay boyunca emeklilerin karşı karşıya bulunduğu ekonomik, sosyal ve demokratik sorunlar değerlendirilmiş, ortak mücadele olanakları ve geleceğe ilişkin ortak örgütlenme perspektifleri tartışılmıştır.Bugün Türkiye derinleşen ekonomik kriz, gelir adaletsizliği, yoksullaşma ve demokratik hak kayıplarının yaşandığı bir süreçten geçmektedir. Bu süreçten en fazla etkilenen kesimlerden biri de milyonlarca emeklidir.Emeklilik; uzun yıllar çalışmanın, üretmenin ve prim ödemenin karşılığı olarak insanca yaşamayı güvence altına alması gereken bir hak iken, bugün milyonlarca emekli açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşam mücadelesi vermektedir.Çalıştayda yapılan değerlendirmelerde emekliliğin anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış temel bir insan hakkı olduğu vurgulanmıştır. Sosyal güvenlik hakkı devredilemez ve vazgeçilemez bir yurttaşlık hakkıdır. Ancak yıllardır uygulanan neoliberal politikalar sonucunda sosyal güvenlik sistemi aşındırılmış, kamusal haklar piyasa ilişkilerine terk edilmiş, emeklilerin yaşam koşulları sürekli geriletilmiştir.Özellikle 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasası ile emekli olma koşulları ağırlaştırılmış, aylık bağlama oranları düşürülmüş, güncelleme katsayıları emekliler aleyhine düzenlenmiş ve emekli aylıkları giderek erimiştir. Emekliler büyümeden yeterli pay alamaz hale getirilmiştir. Aynı sürelerle çalışıp benzer primler ödeyen emekliler arasında farklı dönemlerde uygulanan mevzuatlar nedeniyle ciddi eşitsizlikler ortaya çıkmıştır. Emeklilik sisteminde adalet duygusunu zedeleyen bu farklılıkların giderilmesi ortak bir talep olarak öne çıkmıştır.Çalıştayda emeklilerin yaşadığı yoksulluğun temel nedenlerinden birinin sosyal güvenlik sistemine ve emeklilere ayrılan kamu kaynaklarının yetersizliği olduğu vurgulanmıştır. Emekli aylıklarının gerilemesinin en önemli nedenlerinden biri, bütçeden ve Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’dan emeklilere ve sosyal güvenlik sistemine ayrılan payın yetersiz olmasıdır. Dahası, emekliler ve sosyal güvenlik için ayrılan kamu kaynaklarının payı AKP iktidarları döneminde sistemli biçimde azaltılmıştır.Sosyal güvenlik sistemi bir yük değil, sosyal devletin temel sorumluluklarından biridir. Emekliler ve sosyal güvenlik için yapılan kamu harcamaları ciddi biçimde artırılmalı, bütçeden sosyal güvenlik sistemine yapılan transferler yükseltilmeli, emekliler ve sosyal güvenlik için hükümet harcamalarının milli gelire oranı artırılmalıdır.Bütçe ve Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’dan emekliler ve sosyal güvenlik için ayrılan kamu kaynaklarının oranı hızla OECD ülkeleri ortalamasına ve ardından Avrupa ülkeleri ortalamasına yükseltilmelidir.Çalıştayda, yıllardır emeklilerin hak kayıplarını meşrulaştırmak için kullanılan “sosyal güvenlik sistemi kara deliktir” söyleminin gerçeği yansıtmadığı da vurgulanmıştır. Sosyal güvenlik harcamaları bir yük değil, sosyal devletin temel sorumluluğudur. Bu ülkenin bütçesi büyük ölçüde emekçilerin yarattığı değerlerden ve halkın ödediği vergilerden oluşmaktadır. Dolayısıyla sosyal güvenlik ve emekliler için yapılan harcamalar bir maliyet değil, halkın kendi kaynaklarından aldığı paydır. Asıl sorgulanması gereken; kamu kaynaklarının faiz ödemelerine, rant aktarımına ve çeşitli ayrıcalıklara ayrılması, buna karşılık emeklilere ve sosyal güvenliğe ayrılan payın yıllar içinde azaltılmış olmasıdır.Bugün milyonlarca emekli geçinebilmek için yeniden çalışmak zorunda bırakılmaktadır. Emeklilik
dinlenme, sosyal yaşam ve insanca yaşama dönemi olmaktan çıkarılmıştır. Emeklilerin önemli bir
bölümü güvencesiz koşullarda çalışmakta, yaşamlarını sürdürebilmek için ağır bedeller ödemektedir.Barınma, beslenme, ulaşım, enerji ve bakım hizmetlerine erişim emekliler açısından giderek daha büyük sorun haline gelmektedir. Emekliler sosyal yaşamdan dışlanmakta, kültürel ve sosyal
faaliyetlere katılım olanaklarını kaybetmektedir.Sağlık hizmetlerine erişim de giderek zorlaşmaktadır. Katılım ve katkı payları, ilaç harcamaları ve sağlık hizmetlerinin ticarileştirilmesi emeklilerin yaşamını doğrudan etkilemektedir. Sağlık hizmetlerinin kamusal, eşit, erişilebilir ve nitelikli olması gerektiği ortak bir görüş olarak ifade edilmiştir.Çalıştayda emeklilerin örgütlenme ve sendikal hakları da kapsamlı biçimde değerlendirilmiştir. Yaklaşık otuz yıldır emekliler sendikal örgütlenme hakkı için mücadele etmektedir. Buna rağmen emekli örgütlenmelerinin çeşitli hukuki ve fiili engellerle karşılaşması demokratik haklar açısından ciddi bir sorun olarak değerlendirilmiştir.Emeklilerin sendika kurma, örgütlenme, toplu eylem ve toplu sözleşme hakları; uluslararası sözleşmeler ve evrensel sendikal haklar kapsamında değerlendirilmeli, örgütlenme özgürlüğü önündeki engeller kaldırılmalıdır. Katılımcılar, emeklilerin yaşadığı sorunların yalnızca emeklilerin değil, bütün toplumun sorunu olduğu konusunda ortaklaşmıştır. Çünkü bugünün işçisi, memuru, öğretmeni, mühendisi, sağlık emekçisi ve asgari ücretlisi yarının emeklisidir. Bu nedenle emeklilerin mücadelesi; emeğin, sosyal adaletin, eşitliğin ve demokrasinin mücadelesinin ayrılmaz bir parçasıdır.KADIN EMEĞİ VE TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİ
Çalıştayda kadın emeklilerin yaşadığı sorunlar ayrıca değerlendirilmiştir. Kadınlar çalışma yaşamında düşük ücret, güvencesizlik ve ayrımcılıkla karşı karşıya kalırken; ev içi emek, çocuk bakımı, yaşlı ve hasta bakımı gibi görünmeyen emeğin büyük bölümünü üstlenmektedir. Toplumun yeniden üretimini sağlayan bu emek ekonomik sistem tarafından görünmez kılınmakta ve sosyal güvenlik sisteminde yeterince karşılık bulmamaktadır.Bu nedenle kadınlar emeklilik döneminde daha düşük gelirle yaşamakta, yoksulluktan daha fazla etkilenmekte ve sosyal güvencesizlikle daha yoğun karşı karşıya kalmaktadır. Çalıştay, görünmeyen kadın emeğinin görünür hale getirilmesini, toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifinin emekli hareketinin bütün çalışmalarında esas alınmasını ve emekli kadınların örgütlenmesinin güçlendirilmesini gerekli görmektedir. Bu doğrultuda kadın emeklilerin ekonomik, sosyal ve demokratik sorunlarını daha kapsamlı değerlendirmek, çözüm önerileri geliştirmek ve mücadele programı oluşturmak amacıyla en kısa zamanda geniş katılımlı bir Kadın Emekliler Çalıştayı düzenlenmesi kararlaştırılmıştır.ORTAK TALEPLER
>> Emekli aylıkları insanca yaşam koşullarını sağlayacak düzeye yükseltilmelidir.>> Emekli aylıkları büyümeden ve milli gelir artışından hak ettiği payı almalıdır.>> Sosyal güvenlik ve emekliler için bütçeden ayrılan kamu kaynakları artırılmalıdır.>> Emekliler ve sosyal güvenlik için yapılan kamu harcamalarının milli gelire oranı yükseltilmelidir.>> Bütçe ve milli gelirden emekliler ve sosyal güvenlik için ayrılan kamu kaynakları OECD ülkeleri ve Avrupa ülkeleri ortalamalarına yükseltilmelidir.>> Bayram ikramiyeleri gerçek değerine kavuşturulmalıdır.>> 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasası emekliler lehine yeniden
düzenlenmelidir.>> Aylık bağlama oranları yükseltilmelidir.>> Güncelleme katsayısında milli gelir artışları daha adil biçimde dikkate alınmalıdır.>> Aynı koşullarda emekli olanlar arasındaki eşitsizlikleri giderecek kapsamlı bir intibak düzenlemesi yapılmalıdır.>> Sağlıkta katkı ve katılım payları kaldırılmalıdır.>> Sağlık hizmetleri kamusal, erişilebilir ve nitelikli bir hak olarak sunulmalıdır.>> Emeklilerin barınma, bakım, ulaşım, enerji ve sosyal yaşam hakları güvence altına alınmalıdır.>> Emeklilerin sendika kurma, örgütlenme, toplu sözleşme ve toplu eylem haklarının önündeki engeller kaldırılmalıdır.Emeklilerin ekonomik ve sosyal haklarını ilgilendiren karar süreçlerinde emekli örgütleri söz ve karar sahibi olmalıdır.ORTAK MÜCADELE VE ÖRGÜTLENME
Çalıştay katılımcıları, emeklilerin yaşadığı sorunların büyüklüğü karşısında ortak mücadele
mekanizmalarının geliştirilmesini zorunlu görmektedir. Bu doğrultuda;>> Emekli örgütleri arasında eşitlik temelinde işbirliğinin geliştirilmesi,>> Ortak eylem ve kampanyaların örgütlenmesi,>> Yerellerde ortak koordinasyonların oluşturulması,>> Deneyim paylaşımının ve dayanışmanın güçlendirilmesi,>> Şeffaf ve demokratik ortak karar alma mekanizmalarının geliştirilmesi,>> Farklılıkları koruyarak ortak mücadele zeminlerinin büyütülmesi, gerektiği değerlendirilmiştir.Çalıştay, emekli örgütleri arasında ortak mücadele ve dayanışmayı geliştirecek, yeni katılımlara açık, demokratik ve çoğulcu bir koordinasyon mekanizmasının oluşturulmasını gerekli görmektedir. Bu amaçla çalıştayda ortaya çıkan önerileri değerlendirmek, ortak mücadele programını geliştirmek ve sonraki adımları planlamak üzere katılımcı kurumların temsilcilerinden oluşacak bir hazırlık ve koordinasyon sürecinin başlatılması benimsenmiştir.EMEK VE DEMOKRASİ GÜÇLERİYLE DAYANIŞMA
Çalıştay, emeklilerin mücadelesinin işçilerin, kamu emekçilerinin, kadınların, gençlerin, meslek
örgütlerinin ve demokrasi güçlerinin mücadelesinden ayrı düşünülemeyeceğini vurgulamaktadır.Temel hak ve özgürlüklere yönelik baskılar, örgütlenme hakkına dönük engellemeler ve demokratik alanın daraltılması karşısında emek ve demokrasi güçleri arasındaki dayanışmanın büyütülmesi yaşamsal önemdedir.Bu nedenle çalıştay, emekten, demokrasiden, laiklikten, sosyal adaletten ve eşitlikten yana tüm
toplumsal kesimleri ortak mücadeleyi büyütmeye çağırmaktadır.SONUÇ
Emekliler yoksulluğa, güvencesizliğe, yalnızlaştırmaya ve hak gasplarına teslim olmayacaktır. Ankara’da gerçekleştirilen Emeklilerin Ortak Geleceği Çalıştayı, emekli hareketinin ortak mücadele iradesini ortaya koymuş ve güçlendirmiştir.Çalıştay katılımcıları, emeklilerin ekonomik, sosyal, demokratik ve sendikal hakları için ortak
mücadeleyi büyütme kararlılığını ilan etmektedir.İnsanca yaşam, sosyal adalet, eşitlik, örgütlenme özgürlüğü ve demokrasi mücadelesini büyütmeye devam edeceğiz. Sorunlarımız Ortak, Çözümümüz Birlikte!"
"Emeklilerin Ortak Geleceği Çalıştayı"nın sonuç bildirgesinde, "Emekliler ve sosyal güvenlik için yapılan kamu harcamalarının milli gelire oranı yükseltilmelidir. Bayram ikramiyeleri gerçek değerine kavuşturulmalıdır" talepleri sıralandı.Tüm Emeklilerin Sendikası 2017, DİSK DEV Emekli-Sen ve Emekli Meclisleri Sendikası tarafından gerçekleştirilen "Emeklilerin Ortak Geleceği Çalıştayı"nın sonuç bildirgesi açıklandı.Bildirgede, "Bugün milyonlarca emekli geçinebilmek için yeniden çalışmak zorunda bırakılmaktadır. Emeklilik dinlenme, sosyal yaşam ve insanca yaşama dönemi olmaktan çıkarılmıştır. Emeklilerin önemli bir bölümü güvencesiz koşullarda çalışmakta, yaşamlarını sürdürebilmek için ağır bedeller ödemektedir" denildi.
"Emeklilerin sendika kurma, örgütlenme, toplu eylem ve toplu sözleşme hakları; uluslararası sözleşmeler ve evrensel sendikal haklar kapsamında değerlendirilmeli, örgütlenme özgürlüğü önündeki engeller kaldırılmalıdır" çağrısı yapılan bildirgede, "Emekliler ve sosyal güvenlik için yapılan kamu harcamalarının milli gelire oranı yükseltilmelidir. Bayram ikramiyeleri gerçek değerine kavuşturulmalıdır" talepleri sıralandı.Bildirgenin tamamı şöyle:"Tüm Emeklilerin Sendikası 2017, DİSK/Devrimci Emekliler Sendikası (Dev Emekli-Sen) ve Emekli Meclisleri Sendikası'nın çağrısıyla düzenlenen Emeklilerin Ortak Geleceği Çalıştayı, emekli örgütleri, emek ve meslek örgütleri, demokratik kitle örgütleri, siyasi partiler ve çok sayıda emeklinin katılımıyla Ankara’da gerçekleştirilmiştir.Çalıştay boyunca emeklilerin karşı karşıya bulunduğu ekonomik, sosyal ve demokratik sorunlar değerlendirilmiş, ortak mücadele olanakları ve geleceğe ilişkin ortak örgütlenme perspektifleri tartışılmıştır.Bugün Türkiye derinleşen ekonomik kriz, gelir adaletsizliği, yoksullaşma ve demokratik hak kayıplarının yaşandığı bir süreçten geçmektedir. Bu süreçten en fazla etkilenen kesimlerden biri de milyonlarca emeklidir.Emeklilik; uzun yıllar çalışmanın, üretmenin ve prim ödemenin karşılığı olarak insanca yaşamayı güvence altına alması gereken bir hak iken, bugün milyonlarca emekli açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşam mücadelesi vermektedir.Çalıştayda yapılan değerlendirmelerde emekliliğin anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış temel bir insan hakkı olduğu vurgulanmıştır. Sosyal güvenlik hakkı devredilemez ve vazgeçilemez bir yurttaşlık hakkıdır. Ancak yıllardır uygulanan neoliberal politikalar sonucunda sosyal güvenlik sistemi aşındırılmış, kamusal haklar piyasa ilişkilerine terk edilmiş, emeklilerin yaşam koşulları sürekli geriletilmiştir.Özellikle 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasası ile emekli olma koşulları ağırlaştırılmış, aylık bağlama oranları düşürülmüş, güncelleme katsayıları emekliler aleyhine düzenlenmiş ve emekli aylıkları giderek erimiştir. Emekliler büyümeden yeterli pay alamaz hale getirilmiştir. Aynı sürelerle çalışıp benzer primler ödeyen emekliler arasında farklı dönemlerde uygulanan mevzuatlar nedeniyle ciddi eşitsizlikler ortaya çıkmıştır. Emeklilik sisteminde adalet duygusunu zedeleyen bu farklılıkların giderilmesi ortak bir talep olarak öne çıkmıştır.Çalıştayda emeklilerin yaşadığı yoksulluğun temel nedenlerinden birinin sosyal güvenlik sistemine ve emeklilere ayrılan kamu kaynaklarının yetersizliği olduğu vurgulanmıştır. Emekli aylıklarının gerilemesinin en önemli nedenlerinden biri, bütçeden ve Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’dan emeklilere ve sosyal güvenlik sistemine ayrılan payın yetersiz olmasıdır. Dahası, emekliler ve sosyal güvenlik için ayrılan kamu kaynaklarının payı AKP iktidarları döneminde sistemli biçimde azaltılmıştır.Sosyal güvenlik sistemi bir yük değil, sosyal devletin temel sorumluluklarından biridir. Emekliler ve sosyal güvenlik için yapılan kamu harcamaları ciddi biçimde artırılmalı, bütçeden sosyal güvenlik sistemine yapılan transferler yükseltilmeli, emekliler ve sosyal güvenlik için hükümet harcamalarının milli gelire oranı artırılmalıdır.Bütçe ve Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’dan emekliler ve sosyal güvenlik için ayrılan kamu kaynaklarının oranı hızla OECD ülkeleri ortalamasına ve ardından Avrupa ülkeleri ortalamasına yükseltilmelidir.Çalıştayda, yıllardır emeklilerin hak kayıplarını meşrulaştırmak için kullanılan “sosyal güvenlik sistemi kara deliktir” söyleminin gerçeği yansıtmadığı da vurgulanmıştır. Sosyal güvenlik harcamaları bir yük değil, sosyal devletin temel sorumluluğudur. Bu ülkenin bütçesi büyük ölçüde emekçilerin yarattığı değerlerden ve halkın ödediği vergilerden oluşmaktadır. Dolayısıyla sosyal güvenlik ve emekliler için yapılan harcamalar bir maliyet değil, halkın kendi kaynaklarından aldığı paydır. Asıl sorgulanması gereken; kamu kaynaklarının faiz ödemelerine, rant aktarımına ve çeşitli ayrıcalıklara ayrılması, buna karşılık emeklilere ve sosyal güvenliğe ayrılan payın yıllar içinde azaltılmış olmasıdır.Bugün milyonlarca emekli geçinebilmek için yeniden çalışmak zorunda bırakılmaktadır. Emeklilik
dinlenme, sosyal yaşam ve insanca yaşama dönemi olmaktan çıkarılmıştır. Emeklilerin önemli bir
bölümü güvencesiz koşullarda çalışmakta, yaşamlarını sürdürebilmek için ağır bedeller ödemektedir.Barınma, beslenme, ulaşım, enerji ve bakım hizmetlerine erişim emekliler açısından giderek daha büyük sorun haline gelmektedir. Emekliler sosyal yaşamdan dışlanmakta, kültürel ve sosyal
faaliyetlere katılım olanaklarını kaybetmektedir.Sağlık hizmetlerine erişim de giderek zorlaşmaktadır. Katılım ve katkı payları, ilaç harcamaları ve sağlık hizmetlerinin ticarileştirilmesi emeklilerin yaşamını doğrudan etkilemektedir. Sağlık hizmetlerinin kamusal, eşit, erişilebilir ve nitelikli olması gerektiği ortak bir görüş olarak ifade edilmiştir.Çalıştayda emeklilerin örgütlenme ve sendikal hakları da kapsamlı biçimde değerlendirilmiştir. Yaklaşık otuz yıldır emekliler sendikal örgütlenme hakkı için mücadele etmektedir. Buna rağmen emekli örgütlenmelerinin çeşitli hukuki ve fiili engellerle karşılaşması demokratik haklar açısından ciddi bir sorun olarak değerlendirilmiştir.Emeklilerin sendika kurma, örgütlenme, toplu eylem ve toplu sözleşme hakları; uluslararası sözleşmeler ve evrensel sendikal haklar kapsamında değerlendirilmeli, örgütlenme özgürlüğü önündeki engeller kaldırılmalıdır. Katılımcılar, emeklilerin yaşadığı sorunların yalnızca emeklilerin değil, bütün toplumun sorunu olduğu konusunda ortaklaşmıştır. Çünkü bugünün işçisi, memuru, öğretmeni, mühendisi, sağlık emekçisi ve asgari ücretlisi yarının emeklisidir. Bu nedenle emeklilerin mücadelesi; emeğin, sosyal adaletin, eşitliğin ve demokrasinin mücadelesinin ayrılmaz bir parçasıdır.KADIN EMEĞİ VE TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİ
Çalıştayda kadın emeklilerin yaşadığı sorunlar ayrıca değerlendirilmiştir. Kadınlar çalışma yaşamında düşük ücret, güvencesizlik ve ayrımcılıkla karşı karşıya kalırken; ev içi emek, çocuk bakımı, yaşlı ve hasta bakımı gibi görünmeyen emeğin büyük bölümünü üstlenmektedir. Toplumun yeniden üretimini sağlayan bu emek ekonomik sistem tarafından görünmez kılınmakta ve sosyal güvenlik sisteminde yeterince karşılık bulmamaktadır.Bu nedenle kadınlar emeklilik döneminde daha düşük gelirle yaşamakta, yoksulluktan daha fazla etkilenmekte ve sosyal güvencesizlikle daha yoğun karşı karşıya kalmaktadır. Çalıştay, görünmeyen kadın emeğinin görünür hale getirilmesini, toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifinin emekli hareketinin bütün çalışmalarında esas alınmasını ve emekli kadınların örgütlenmesinin güçlendirilmesini gerekli görmektedir. Bu doğrultuda kadın emeklilerin ekonomik, sosyal ve demokratik sorunlarını daha kapsamlı değerlendirmek, çözüm önerileri geliştirmek ve mücadele programı oluşturmak amacıyla en kısa zamanda geniş katılımlı bir Kadın Emekliler Çalıştayı düzenlenmesi kararlaştırılmıştır.ORTAK TALEPLER
>> Emekli aylıkları insanca yaşam koşullarını sağlayacak düzeye yükseltilmelidir.>> Emekli aylıkları büyümeden ve milli gelir artışından hak ettiği payı almalıdır.>> Sosyal güvenlik ve emekliler için bütçeden ayrılan kamu kaynakları artırılmalıdır.>> Emekliler ve sosyal güvenlik için yapılan kamu harcamalarının milli gelire oranı yükseltilmelidir.>> Bütçe ve milli gelirden emekliler ve sosyal güvenlik için ayrılan kamu kaynakları OECD ülkeleri ve Avrupa ülkeleri ortalamalarına yükseltilmelidir.>> Bayram ikramiyeleri gerçek değerine kavuşturulmalıdır.>> 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasası emekliler lehine yeniden
düzenlenmelidir.>> Aylık bağlama oranları yükseltilmelidir.>> Güncelleme katsayısında milli gelir artışları daha adil biçimde dikkate alınmalıdır.>> Aynı koşullarda emekli olanlar arasındaki eşitsizlikleri giderecek kapsamlı bir intibak düzenlemesi yapılmalıdır.>> Sağlıkta katkı ve katılım payları kaldırılmalıdır.>> Sağlık hizmetleri kamusal, erişilebilir ve nitelikli bir hak olarak sunulmalıdır.>> Emeklilerin barınma, bakım, ulaşım, enerji ve sosyal yaşam hakları güvence altına alınmalıdır.>> Emeklilerin sendika kurma, örgütlenme, toplu sözleşme ve toplu eylem haklarının önündeki engeller kaldırılmalıdır.Emeklilerin ekonomik ve sosyal haklarını ilgilendiren karar süreçlerinde emekli örgütleri söz ve karar sahibi olmalıdır.ORTAK MÜCADELE VE ÖRGÜTLENME
Çalıştay katılımcıları, emeklilerin yaşadığı sorunların büyüklüğü karşısında ortak mücadele
mekanizmalarının geliştirilmesini zorunlu görmektedir. Bu doğrultuda;>> Emekli örgütleri arasında eşitlik temelinde işbirliğinin geliştirilmesi,>> Ortak eylem ve kampanyaların örgütlenmesi,>> Yerellerde ortak koordinasyonların oluşturulması,>> Deneyim paylaşımının ve dayanışmanın güçlendirilmesi,>> Şeffaf ve demokratik ortak karar alma mekanizmalarının geliştirilmesi,>> Farklılıkları koruyarak ortak mücadele zeminlerinin büyütülmesi, gerektiği değerlendirilmiştir.Çalıştay, emekli örgütleri arasında ortak mücadele ve dayanışmayı geliştirecek, yeni katılımlara açık, demokratik ve çoğulcu bir koordinasyon mekanizmasının oluşturulmasını gerekli görmektedir. Bu amaçla çalıştayda ortaya çıkan önerileri değerlendirmek, ortak mücadele programını geliştirmek ve sonraki adımları planlamak üzere katılımcı kurumların temsilcilerinden oluşacak bir hazırlık ve koordinasyon sürecinin başlatılması benimsenmiştir.EMEK VE DEMOKRASİ GÜÇLERİYLE DAYANIŞMA
Çalıştay, emeklilerin mücadelesinin işçilerin, kamu emekçilerinin, kadınların, gençlerin, meslek
örgütlerinin ve demokrasi güçlerinin mücadelesinden ayrı düşünülemeyeceğini vurgulamaktadır.Temel hak ve özgürlüklere yönelik baskılar, örgütlenme hakkına dönük engellemeler ve demokratik alanın daraltılması karşısında emek ve demokrasi güçleri arasındaki dayanışmanın büyütülmesi yaşamsal önemdedir.Bu nedenle çalıştay, emekten, demokrasiden, laiklikten, sosyal adaletten ve eşitlikten yana tüm
toplumsal kesimleri ortak mücadeleyi büyütmeye çağırmaktadır.SONUÇ
Emekliler yoksulluğa, güvencesizliğe, yalnızlaştırmaya ve hak gasplarına teslim olmayacaktır. Ankara’da gerçekleştirilen Emeklilerin Ortak Geleceği Çalıştayı, emekli hareketinin ortak mücadele iradesini ortaya koymuş ve güçlendirmiştir.Çalıştay katılımcıları, emeklilerin ekonomik, sosyal, demokratik ve sendikal hakları için ortak
mücadeleyi büyütme kararlılığını ilan etmektedir.İnsanca yaşam, sosyal adalet, eşitlik, örgütlenme özgürlüğü ve demokrasi mücadelesini büyütmeye devam edeceğiz. Sorunlarımız Ortak, Çözümümüz Birlikte!"









