DENİZ EKOSİSTEMİ TEHLİKEDE
MAPA-ŞAMANDIRA GEREKLİDİR; ANCAK KOYLAR TİCARİLEŞTİRİLMEMELİDİRMapa-şamandıra sistemi, bilimsel ve şeffaf biçimde uygulanırsa deniz ekosisteminin korunmasına katkı sağlayabilir. Özellikle teknelerin gelişigüzel demir atmasının önüne geçerek deniz çayırlarını, deniz tabanını ve kıyı canlılarının yaşam alanlarını korur. Nitekim Bakanlığın Göcek projesi de kontrolsüz demirlemeyi azaltmayı, deniz çayırlarını korumayı ve deniz trafiğini düzenlemeyi amaçlıyor.
Sevgili MBB Başkanımız Ahmet Arasın çalışmalarıda bu yönde
Ama olay sadece Mapa Şamandıra olmamalıdır
Bu nedenle sayın Başkanımıza bu konuda önerilerim olacak
Umarım bu yazımı dikkate alarak gerekli önlemleride alacağına inanıyorum
Deniz çayırları sıradan bir bitki örtüsü değildir. Deniz canlılarına üreme ve beslenme alanı sağlar; kıyı erozyonunu azaltır, suyun temizlenmesine ve karbonun tutulmasına katkıda bulunur. Çapaların ve zincirlerin deniz tabanını sürekli taraması, bu hassas alanlarda yıllarca giderilemeyecek tahribata yol açabilir.Ancak mapa-şamandıra sistemi tek başına denizleri kurtaramaz. Yanlış yere yerleştirilen tonozlar, kapasitesinin üzerinde tekne kabul edilmesi, kıyıların ücretli bağlama alanlarına dönüştürülmesi ve denetimsizlik yeni sorunlar yaratabilir.Asıl tehlike, “çevreyi koruma” gerekçesiyle koyların ticari işletmelere tahsis edilmesi; halkın, küçük balıkçının ve amatör denizcinin kıyılardan uzaklaştırılmasıdır. Koylarımız marina değildir. Kıyılar Anayasa’nın 43. maddesi gereğince devletin hüküm ve tasarrufu altındadır ve kıyılardan yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilmelidir.Halk olarak taleplerimiz1. Bilimsel envanter çıkarılmalıdır.
Mapa yerleri belirlenmeden önce deniz çayırları, mercan alanları, balık üreme bölgeleri, su dolaşımı ve koyların ekolojik taşıma kapasitesi haritalanmalıdır.
1. Hangi koyların kapsama alınacağı halka açıklanmalıdır.
Koordinatlar, şamandıra sayıları, bağlanabilecek tekne büyüklükleri ve proje raporları kamuoyuna sunulmalıdır.
1. Her koy için taşıma kapasitesi belirlenmelidir.
Amaç daha fazla tekneyi koylara doldurmak değil, tekne baskısını azaltmak olmalıdır.
1. Koylar özelleştirilmemelidir.
İşletme hakkı uzun süreli biçimde özel şirketlere devredilmemeli; sistem kamu eliyle, şeffaf ve denetlenebilir şekilde yönetilmelidir.
1. Ücretler kamusal ve makul olmalıdır.
Küçük tekneler, kıyı balıkçıları ve amatör denizciler için ücretsiz veya sembolik ücretli kontenjan ayrılmalıdır. Ücret tarifesi ve elde edilen gelirin nereye harcandığı açıklanmalıdır.
1. Kıyıya ve denize erişim engellenmemelidir.
Hiçbir uygulama koyların çevrilmesine, kıyıların fiilen kapatılmasına veya yurttaşların denizden yararlanma hakkının sınırlandırılmasına dönüşmemelidir.
1. Atık alım sistemi zorunlu hale getirilmelidir.
Şamandıraya bağlanan teknelerin pis su ve çöplerini denize bırakması elektronik olarak izlenmeli; mobil atık alım tekneleri ve yeterli kıyı tesisleri kurulmalıdır. Mapa yapılırken atık sorunu çözülmezse deniz tabanı korunur fakat deniz suyu kirlenmeye devam eder.
1. Geceleme ve uzun süreli konaklama sınırlandırılmalıdır.
Hassas koyların yüzer otele dönüşmesi engellenmeli; bazı bölgelerde yalnızca gündüz kullanımına izin verilmelidir.
1. Ekolojik mapa teknolojisi kullanılmalıdır.
Deniz tabanını tarayan zincirlerden ve geniş beton bloklardan kaçınılmalı; zemin yapısına uygun, deniz çayırlarına zarar vermeyen sistemler tercih edilmelidir.
1. Bağımsız denetim kurulu oluşturulmalıdır.
Belediyeler, üniversiteler, barolar, deniz bilimcileri, çevre örgütleri, balıkçı kooperatifleri ve denizci temsilcileri karar ve denetim süreçlerine katılmalıdır.Muğla kıyılarında alınması gereken diğer tedbirlerMapa-şamandıra sistemi daha geniş bir Muğla Kıyıları Koruma Programı içinde ele alınmalıdır:* Arıtma tesisleri yaz nüfusuna göre büyütülmeli, derin deniz deşarjları düzenli izlenmelidir.
* Kaçak deşarjlar, sintine ve pis su boşaltımı gece-gündüz drone, kamera ve sahil güvenlik denetimleriyle takip edilmelidir.
* Mavi Kart sistemi gerçekten işletilmeli; atık vermeyen tekneler otomatik olarak denetlenmelidir.
* Günübirlik gezi tekneleri ve özel yatlar için koy bazında sayı sınırı getirilmelidir.
* Gürültü, yüksek sesli müzik, güçlü gece aydınlatması ve kıyıda kontrolsüz eğlence faaliyetleri sınırlandırılmalıdır.
* Koylardaki kaçak yapılaşma, kıyı işgalleri ve dolgu faaliyetleri engellenmelidir.
* Deniz çayırlarında demirleme açıkça yasaklanmalı; kumluk demirleme alanları dijital haritalarda gösterilmelidir.
* Deniz suyu kalitesi ve deniz çayırlarının durumu düzenli ölçülmeli, sonuçlar herkesin erişebileceği biçimde yayımlanmalıdır.
* Hassas koyların bir bölümü dönüşümlü olarak dinlendirilmelidir.
* Büyük yatlar ile küçük tekneler aynı kurallara tabi tutulmamalı; çevresel yükü fazla olana daha sıkı sınırlama getirilmelidir.Sonuç olarak: Mapa-şamandıra sistemine ilke olarak karşı çıkmak doğru değildir. Fakat “doğayı koruma” adı altında koyların ücretlendirilmesine, özelleştirilmesine ve yeni ticari alanlara dönüştürülmesine de izin verilmemelidir.Bizim talebimiz açıktır:Mapa doğayı korumalı, rantı değil. Koylar teknelerin otoparkı, şirketlerin kasası değil; halkın ortak yaşam alanıdır.Bodrum, Gökova ve Hisarönü’nde uygulamaya geçilmeden önce projeler açıklanmalı, bilim insanlarının ve bölge halkının katıldığı açık toplantılar yapılmalı; koy koy ekolojik etki ve taşıma kapasitesi değerlendirilmelidir. Aksi halde yeni bir “koy tartışması” değil, yeni bir kıyı hakkı ve çevre mücadelesi başlayacaktır.
DENİZİMİZİ VE DENİZ EKOSİSTEMİNİ HEP BİRLİKTE KORUMALIYIZDeniz ve Çevre Avukatı
Remzi KAZMAZ
MAPA-ŞAMANDIRA GEREKLİDİR; ANCAK KOYLAR TİCARİLEŞTİRİLMEMELİDİRMapa-şamandıra sistemi, bilimsel ve şeffaf biçimde uygulanırsa deniz ekosisteminin korunmasına katkı sağlayabilir. Özellikle teknelerin gelişigüzel demir atmasının önüne geçerek deniz çayırlarını, deniz tabanını ve kıyı canlılarının yaşam alanlarını korur. Nitekim Bakanlığın Göcek projesi de kontrolsüz demirlemeyi azaltmayı, deniz çayırlarını korumayı ve deniz trafiğini düzenlemeyi amaçlıyor.
Sevgili MBB Başkanımız Ahmet Arasın çalışmalarıda bu yönde
Ama olay sadece Mapa Şamandıra olmamalıdır
Bu nedenle sayın Başkanımıza bu konuda önerilerim olacak
Umarım bu yazımı dikkate alarak gerekli önlemleride alacağına inanıyorum
Deniz çayırları sıradan bir bitki örtüsü değildir. Deniz canlılarına üreme ve beslenme alanı sağlar; kıyı erozyonunu azaltır, suyun temizlenmesine ve karbonun tutulmasına katkıda bulunur. Çapaların ve zincirlerin deniz tabanını sürekli taraması, bu hassas alanlarda yıllarca giderilemeyecek tahribata yol açabilir.Ancak mapa-şamandıra sistemi tek başına denizleri kurtaramaz. Yanlış yere yerleştirilen tonozlar, kapasitesinin üzerinde tekne kabul edilmesi, kıyıların ücretli bağlama alanlarına dönüştürülmesi ve denetimsizlik yeni sorunlar yaratabilir.Asıl tehlike, “çevreyi koruma” gerekçesiyle koyların ticari işletmelere tahsis edilmesi; halkın, küçük balıkçının ve amatör denizcinin kıyılardan uzaklaştırılmasıdır. Koylarımız marina değildir. Kıyılar Anayasa’nın 43. maddesi gereğince devletin hüküm ve tasarrufu altındadır ve kıyılardan yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilmelidir.Halk olarak taleplerimiz1. Bilimsel envanter çıkarılmalıdır.
Mapa yerleri belirlenmeden önce deniz çayırları, mercan alanları, balık üreme bölgeleri, su dolaşımı ve koyların ekolojik taşıma kapasitesi haritalanmalıdır.
1. Hangi koyların kapsama alınacağı halka açıklanmalıdır.
Koordinatlar, şamandıra sayıları, bağlanabilecek tekne büyüklükleri ve proje raporları kamuoyuna sunulmalıdır.
1. Her koy için taşıma kapasitesi belirlenmelidir.
Amaç daha fazla tekneyi koylara doldurmak değil, tekne baskısını azaltmak olmalıdır.
1. Koylar özelleştirilmemelidir.
İşletme hakkı uzun süreli biçimde özel şirketlere devredilmemeli; sistem kamu eliyle, şeffaf ve denetlenebilir şekilde yönetilmelidir.
1. Ücretler kamusal ve makul olmalıdır.
Küçük tekneler, kıyı balıkçıları ve amatör denizciler için ücretsiz veya sembolik ücretli kontenjan ayrılmalıdır. Ücret tarifesi ve elde edilen gelirin nereye harcandığı açıklanmalıdır.
1. Kıyıya ve denize erişim engellenmemelidir.
Hiçbir uygulama koyların çevrilmesine, kıyıların fiilen kapatılmasına veya yurttaşların denizden yararlanma hakkının sınırlandırılmasına dönüşmemelidir.
1. Atık alım sistemi zorunlu hale getirilmelidir.
Şamandıraya bağlanan teknelerin pis su ve çöplerini denize bırakması elektronik olarak izlenmeli; mobil atık alım tekneleri ve yeterli kıyı tesisleri kurulmalıdır. Mapa yapılırken atık sorunu çözülmezse deniz tabanı korunur fakat deniz suyu kirlenmeye devam eder.
1. Geceleme ve uzun süreli konaklama sınırlandırılmalıdır.
Hassas koyların yüzer otele dönüşmesi engellenmeli; bazı bölgelerde yalnızca gündüz kullanımına izin verilmelidir.
1. Ekolojik mapa teknolojisi kullanılmalıdır.
Deniz tabanını tarayan zincirlerden ve geniş beton bloklardan kaçınılmalı; zemin yapısına uygun, deniz çayırlarına zarar vermeyen sistemler tercih edilmelidir.
1. Bağımsız denetim kurulu oluşturulmalıdır.
Belediyeler, üniversiteler, barolar, deniz bilimcileri, çevre örgütleri, balıkçı kooperatifleri ve denizci temsilcileri karar ve denetim süreçlerine katılmalıdır.Muğla kıyılarında alınması gereken diğer tedbirlerMapa-şamandıra sistemi daha geniş bir Muğla Kıyıları Koruma Programı içinde ele alınmalıdır:* Arıtma tesisleri yaz nüfusuna göre büyütülmeli, derin deniz deşarjları düzenli izlenmelidir.
* Kaçak deşarjlar, sintine ve pis su boşaltımı gece-gündüz drone, kamera ve sahil güvenlik denetimleriyle takip edilmelidir.
* Mavi Kart sistemi gerçekten işletilmeli; atık vermeyen tekneler otomatik olarak denetlenmelidir.
* Günübirlik gezi tekneleri ve özel yatlar için koy bazında sayı sınırı getirilmelidir.
* Gürültü, yüksek sesli müzik, güçlü gece aydınlatması ve kıyıda kontrolsüz eğlence faaliyetleri sınırlandırılmalıdır.
* Koylardaki kaçak yapılaşma, kıyı işgalleri ve dolgu faaliyetleri engellenmelidir.
* Deniz çayırlarında demirleme açıkça yasaklanmalı; kumluk demirleme alanları dijital haritalarda gösterilmelidir.
* Deniz suyu kalitesi ve deniz çayırlarının durumu düzenli ölçülmeli, sonuçlar herkesin erişebileceği biçimde yayımlanmalıdır.
* Hassas koyların bir bölümü dönüşümlü olarak dinlendirilmelidir.
* Büyük yatlar ile küçük tekneler aynı kurallara tabi tutulmamalı; çevresel yükü fazla olana daha sıkı sınırlama getirilmelidir.Sonuç olarak: Mapa-şamandıra sistemine ilke olarak karşı çıkmak doğru değildir. Fakat “doğayı koruma” adı altında koyların ücretlendirilmesine, özelleştirilmesine ve yeni ticari alanlara dönüştürülmesine de izin verilmemelidir.Bizim talebimiz açıktır:Mapa doğayı korumalı, rantı değil. Koylar teknelerin otoparkı, şirketlerin kasası değil; halkın ortak yaşam alanıdır.Bodrum, Gökova ve Hisarönü’nde uygulamaya geçilmeden önce projeler açıklanmalı, bilim insanlarının ve bölge halkının katıldığı açık toplantılar yapılmalı; koy koy ekolojik etki ve taşıma kapasitesi değerlendirilmelidir. Aksi halde yeni bir “koy tartışması” değil, yeni bir kıyı hakkı ve çevre mücadelesi başlayacaktır.
DENİZİMİZİ VE DENİZ EKOSİSTEMİNİ HEP BİRLİKTE KORUMALIYIZDeniz ve Çevre Avukatı
Remzi KAZMAZ









