Tüm Emeklilerin Sendikası: "6 Şubat'ta Yitirdiğimiz Tüm Yurttaşlarımızın Hesabı Sorulana Kadar Mücadelemiz Sürecek"
MUĞLA Ortaca Tüm Emeklilerin Sendikası, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılı dolayısıyla Ortaca'da basın açıklaması düzenledi. Ortaca Sendika başkanı Cihan Kaya, deprem sonrası emeklilerin yaşadığı zorlukları vurgulayarak, 'Bu bir doğa felaketi değil, siyasi bir tercihin sonucudur' dedi.
Ortaca Tüm Emeklilerin Sendikası öncülüğünde Ortaca CHP yönetimi Kadın kolları Ortaca Kent Konseyi başkanı Nejlin Yalçın,İyi Parti ilçe başkanı Ersen Bağ,Emek Partisi ilçe başkanı Ali Ertik,TİP ilçe örğütü bazı TSK lar ve vatandaşlar katıldı. basın açıklaması öncesinde İlçe başkanı Cihan Kaya Tüm derem şehitleri için bir dakikalık saygı duruşu talep etti derem şehitleri için bir dakikalık sayı duruşu yapıldı ve ruhları şad olsun denildi.Ayrıca Miğros depo işçileri yalnız değildir.Şeriat savunucularını protesto eden ve yargılanarak ev hapsine mahkum edilen sol partililerin yalnız omadıkları ve tüm esir olarak tutulan belediye başkanları yalnız değildir. emekliler olarak yanındayız vurgusunu yaptı.
üm Emekliler Sendikası, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılında Ortaca Cumhuriyet meydanında açıklama yaptı. Sendika adına konuşan Av Sami Atik, "Deprem kader değildir. Yoksulluk kader değildir. Emeklilerin açlığa, güvencesizliğe, sahipsizliğe mahküm edilmesi kader değildir. Bu bir tercihtir ve bu tercihin adı AKP iktidarıdır. 6 Şubat'ta yitirdiğimiz tüm yurttaşlarımızın hesabı sorulana kadar, emeklilerin insanca yaşam hakkı tanınana kadar, bilimsel, kamucu, halktan yana bir düzen kurulana kadar mücadelemiz sürecektir. Unutmadık. Affetmiyoruz" dedi.Tüm Emekliler Sendikası, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılı dolayısıyla Ortaca Cumhuriyet meydanında basın açıklaması yaptı. Sendika adına konuşan Av Sami Atik, şunları kaydetti:"Emekliler için 6 Şubat iki kat yıkımdır"
"6 Şubat 2023'te yaşanan büyük deprem, on binlerce yurttaşımızın yaşamını yitirdiği, milyonlarca insanın hayatının geri dönülmez biçimde altüst olduğu tarihsel bir yıkım olarak hafızalarımıza kazandı. Ancak bu yıkım bir 'doğal afet' değil; bilimi, kamuyu ve halkın yaşam hakkını yok sayan siyasi bir tercihin sonucudur. Tüm Emeklilerin Sendikası olarak açıkça söylüyoruz: Bu ülkede insanlar depremden değil, rant düzeninden öldü. Emekliler için 6 Şubat iki kat yıkımdır. Deprem, emekliler açısından yalnızca evlerin değil, yaşamın tüm dayanaklarının yıkılması anlamına gelmiştir. Düşük emekli aylıklarıyla hayatta kalmaya çalışan yüz binlerce emekli, bir gecede evsiz kalmıştır. Sağlık hizmetlerine erişim kesintiye uğramış, kronik hastalar kaderine terk edilmiştir. Yılların emeğiyle edinilmiş evler, birikimler, hatıralar enkaz altında kalmıştır. Bugün hala on binlerce emekli konteynerlerde, borçlandırılarak 'konut sahibi' yapılma vaadiyle, sosyal destekten yoksun biçimde yaşam mücadelesi vermektedir. Bu tablo 'ihmal' değil, bilinçli bir sosyal yıkım politikasıdır.""Deprem anında devlet neredeydi"
Bilim bilerek yok sayıldı. Yıllardır uzmanlar uyardı: Fay hatları biliniyordu. Riskli yapı stokları raporlandı. Güvenli kentler mümkündü. Ama iktidar; bilimi değil müteahhidi dinledi, denetimi değil imar affını seçti, halkı değil rantı korudu. İmar aflarıyla çürük yapılar yasallaştırıldı, ölüm ticareti devlet politikası haline getirildi. Bu suçun bedelini bugün emekliler de işçiler de yoksullar da ödüyor. Deprem anında devlet neredeydi? Depremin ilk saatlerinde kurtarma yoktu, koordinasyon yoktu, devlet yoktu. İlk 72 saat - yani yaşamla ölüm arasındaki kritik zaman-tek adam rejiminin yönetememe hali yüzünden kaybedildi. Bu bir teknik eksiklik değil; kamuyu tasfiye eden, kurumsal aklı dağıtan siyasal rejimin sonucudur. Sonrası yardım değil borç, hak değil sadaka. Deprem sonrası süreçte konutlar sosyal hak olarak değil, ticari meta olarak ele alındı, Depremzedeler, özellikle emekliler borçlandırıldı. Dayanışma yerine sadaka kültürü dayatıldı. Bugün iktidar hala sorumluluk almıyor, Hesap vermiyor, istifa etmiyor. Ama halk unutmuyor. Unutmadık unutturmayayız."Emeklilerin açlığa, güvencesizliğe, sahipsizliğe mahküm edilmesi kader değildir"
Tüm Emeklilerin Sendikası olarak bir kez daha ilan ediyoruz: Deprem kader değildir. Yoksulluk kader değildir. Emeklilerin açlığa, güvencesizliğe, sahipsizliğe mahküm edilmesi kader değildir. Bu bir tercihtir ve bu tercihin adi AKP iktidarıdır. 6 Şubat'ta yitirdiğimiz tüm yurttaşlarımızın hesabı sorulana kadar, emeklilerin insanca yaşam hakkı tanınana kadar, bilimsel, kamucu, halktan yana bir düzen kurulana kadar mücadelemiz sürecektir. Unutmadık. Affetmiyoruz."dedi
MUĞLA Ortaca Tüm Emeklilerin Sendikası, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılı dolayısıyla Ortaca'da basın açıklaması düzenledi. Ortaca Sendika başkanı Cihan Kaya, deprem sonrası emeklilerin yaşadığı zorlukları vurgulayarak, 'Bu bir doğa felaketi değil, siyasi bir tercihin sonucudur' dedi.
Ortaca Tüm Emeklilerin Sendikası öncülüğünde Ortaca CHP yönetimi Kadın kolları Ortaca Kent Konseyi başkanı Nejlin Yalçın,İyi Parti ilçe başkanı Ersen Bağ,Emek Partisi ilçe başkanı Ali Ertik,TİP ilçe örğütü bazı TSK lar ve vatandaşlar katıldı. basın açıklaması öncesinde İlçe başkanı Cihan Kaya Tüm derem şehitleri için bir dakikalık saygı duruşu talep etti derem şehitleri için bir dakikalık sayı duruşu yapıldı ve ruhları şad olsun denildi.Ayrıca Miğros depo işçileri yalnız değildir.Şeriat savunucularını protesto eden ve yargılanarak ev hapsine mahkum edilen sol partililerin yalnız omadıkları ve tüm esir olarak tutulan belediye başkanları yalnız değildir. emekliler olarak yanındayız vurgusunu yaptı.
üm Emekliler Sendikası, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılında Ortaca Cumhuriyet meydanında açıklama yaptı. Sendika adına konuşan Av Sami Atik, "Deprem kader değildir. Yoksulluk kader değildir. Emeklilerin açlığa, güvencesizliğe, sahipsizliğe mahküm edilmesi kader değildir. Bu bir tercihtir ve bu tercihin adı AKP iktidarıdır. 6 Şubat'ta yitirdiğimiz tüm yurttaşlarımızın hesabı sorulana kadar, emeklilerin insanca yaşam hakkı tanınana kadar, bilimsel, kamucu, halktan yana bir düzen kurulana kadar mücadelemiz sürecektir. Unutmadık. Affetmiyoruz" dedi.Tüm Emekliler Sendikası, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılı dolayısıyla Ortaca Cumhuriyet meydanında basın açıklaması yaptı. Sendika adına konuşan Av Sami Atik, şunları kaydetti:"Emekliler için 6 Şubat iki kat yıkımdır"
"6 Şubat 2023'te yaşanan büyük deprem, on binlerce yurttaşımızın yaşamını yitirdiği, milyonlarca insanın hayatının geri dönülmez biçimde altüst olduğu tarihsel bir yıkım olarak hafızalarımıza kazandı. Ancak bu yıkım bir 'doğal afet' değil; bilimi, kamuyu ve halkın yaşam hakkını yok sayan siyasi bir tercihin sonucudur. Tüm Emeklilerin Sendikası olarak açıkça söylüyoruz: Bu ülkede insanlar depremden değil, rant düzeninden öldü. Emekliler için 6 Şubat iki kat yıkımdır. Deprem, emekliler açısından yalnızca evlerin değil, yaşamın tüm dayanaklarının yıkılması anlamına gelmiştir. Düşük emekli aylıklarıyla hayatta kalmaya çalışan yüz binlerce emekli, bir gecede evsiz kalmıştır. Sağlık hizmetlerine erişim kesintiye uğramış, kronik hastalar kaderine terk edilmiştir. Yılların emeğiyle edinilmiş evler, birikimler, hatıralar enkaz altında kalmıştır. Bugün hala on binlerce emekli konteynerlerde, borçlandırılarak 'konut sahibi' yapılma vaadiyle, sosyal destekten yoksun biçimde yaşam mücadelesi vermektedir. Bu tablo 'ihmal' değil, bilinçli bir sosyal yıkım politikasıdır.""Deprem anında devlet neredeydi"
Bilim bilerek yok sayıldı. Yıllardır uzmanlar uyardı: Fay hatları biliniyordu. Riskli yapı stokları raporlandı. Güvenli kentler mümkündü. Ama iktidar; bilimi değil müteahhidi dinledi, denetimi değil imar affını seçti, halkı değil rantı korudu. İmar aflarıyla çürük yapılar yasallaştırıldı, ölüm ticareti devlet politikası haline getirildi. Bu suçun bedelini bugün emekliler de işçiler de yoksullar da ödüyor. Deprem anında devlet neredeydi? Depremin ilk saatlerinde kurtarma yoktu, koordinasyon yoktu, devlet yoktu. İlk 72 saat - yani yaşamla ölüm arasındaki kritik zaman-tek adam rejiminin yönetememe hali yüzünden kaybedildi. Bu bir teknik eksiklik değil; kamuyu tasfiye eden, kurumsal aklı dağıtan siyasal rejimin sonucudur. Sonrası yardım değil borç, hak değil sadaka. Deprem sonrası süreçte konutlar sosyal hak olarak değil, ticari meta olarak ele alındı, Depremzedeler, özellikle emekliler borçlandırıldı. Dayanışma yerine sadaka kültürü dayatıldı. Bugün iktidar hala sorumluluk almıyor, Hesap vermiyor, istifa etmiyor. Ama halk unutmuyor. Unutmadık unutturmayayız."Emeklilerin açlığa, güvencesizliğe, sahipsizliğe mahküm edilmesi kader değildir"
Tüm Emeklilerin Sendikası olarak bir kez daha ilan ediyoruz: Deprem kader değildir. Yoksulluk kader değildir. Emeklilerin açlığa, güvencesizliğe, sahipsizliğe mahküm edilmesi kader değildir. Bu bir tercihtir ve bu tercihin adi AKP iktidarıdır. 6 Şubat'ta yitirdiğimiz tüm yurttaşlarımızın hesabı sorulana kadar, emeklilerin insanca yaşam hakkı tanınana kadar, bilimsel, kamucu, halktan yana bir düzen kurulana kadar mücadelemiz sürecektir. Unutmadık. Affetmiyoruz."dedi










