İşçi hakları mücadelesinin simgesi olan ve dünyanın dört bir yanında Emek ve İşçi Bayramı olarak kutlanan 1 Mayıs, bu yıl da Ortaca’da binlerce kişinin katılımıyla büyük bir coşku içinde geçti.
Kutlamalar, İstiklal kavşağında toplanan Atatürk Bulvarı'nda düzenlenen yürüyüşle başladı. Sendikalar, meslek odaları, sivil toplum kuruluşları, siyasi partiler, kadın dernekleri ve çok sayıda vatandaş yürüyüşe katılarak emekçilerin haklarına destek verdi.
Etkinlikte Ortaca Belediye Başkan yardımcısı Hüsnü Sarı Dalaman Belediye Başkanı Sezer Durmuş , CHP Ortaca,Dalaman Köyceğiz İlçe Başkanları Osman Cihan Çimen,Bilal Sarıhan,Tanju Satılmış,diğer siyasi parti temsilcileri,STK lar ve Tüm katılımcılar, dayanışma ve eşitlik mesajlarıyla meydanları doldurdu.
Emek ve Demokrasi Platformu adına hazırlanan metni okuyan Eğitim Sen Dalaman Temsilcisi ve tertip komitesi başkanı Fevzi Yılmaz, " İşçiler, Emekçiler, Kadınlar, Emekliler!
Bu ülkenin geleceği sevgili gençler merhaba!
Üretenler, hayatı var edenler merhaba!
1 Mayıs Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günümüz kutlu olsun!Dostlar, Yoldaşlar!
Bugün dünyanın ve ülkemizin dört bir yanında ellerinde pankartlarla, dillerinde marşlarla, türkülerle, sloganlarla alanlara akan milyonlar kapitalist sömürüye karşı mücadelede birleşiyor.
Bugün işçisi, emekçisi, genci, yaşlısı ile dünyanın her yerinde meydanları dolduran milyonlar hep bir ağızdan taleplerini haykırıyorlar. Yoğun emek sömürüsüne, iş cinayetlerine, savaşa ve doğanın talanına karşı emperyalist barbarlığa isyan ediyorlar.Emperyalist barbarlığın uluslararası sermayenin çıkarları uğruna çıkardığı savaşların bedelini canıyla, malıyla, yoksullukla ödeyenlerin isyanı meydanlarda yankılanıyor.
Bugün ülkemizin dört bir yanında meydanlarda, alanlarda, mitinglerde omuz omuza veren milyonların sesi dünyadaki kardeşlerinin sesine karışıyor.Selam olsun!
1 Mayıs Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’nde; emekçileri insanca yaşamdan mahrum bırakan kapitalizme ve dünyayı sömüren emperyalizme karşı; barış, özgürlük, demokrasi talepleriyle alanları dolduranlara selam olsun.Sömürü, kölelik ve baskı düzenine boyun eğmeyenlere, işi için, ekmeği için, insanca bir yaşam için, bedeni, emeği ve kimliği için, çocuklarına onurlu bir gelecek bırakmak için mücadele edenlere, direnenlere selam olsun!Girdi maliyetlerinin artmasına, düşük ürün fiyatlarına, tarımın şirketlerin denetimine girmesine, tarımı bitiren uygulamalara, toprağından koparılmasına karşı; toprağına, suyuna ve geleceğine sahip çıkan üretici köylülere selam olsun.Emeklilerin alım gücü giderek düşüyor; emekliyken insanca yaşamak giderek zorlaşıyor, milyonlarca emekli açlık sınırının altındaki asgari ücrete dahi erişemiyor. Adalet ve insanca yaşam mücadelesi veren emeklilere selam olsun. Türkiye’nin dört bir tarafında ülke toprakları yerli ve yabancı şirketlere peşkeş çekiliyor. Yaşamı, doğayı, toprağını savunduğu için tutuklanan, özgürlüğü elinden alınan Esra Işık a selam olsun. Toprağını, suyunu, ormanını savunan İkizköy halkına selam olsun.Antep'te ücretlerini alamadıkları için eylem yapan Sırma Halı işçilerine destek için katıldığı basın açıklamasındaki “Patronlar sorumluyken hukuk işlemez. Ama işçiler hakkını aradığında, onları savunanlar cezalandırılır” sözleri nedeniyle 46 gündür tutuklu olan Birteksen Genel Başkanı Mehmet Türkmen e selam olsun.Aylardır alamadıkları ücretlerinin, ikramiyelerinin, tazminatlarının ödenmesi, sendikal faaliyetler nedeniyle işten çıkarılan arkadaşlarının işe iadesi, madenin kamulaştırılması ve iş güvencesinin sağlanması talepleri ile Eskişehir’den Ankara ya yürüyen ve Ankara’da direnen, baskıya, göz altılara, patronların dayattığı kölelik düzenine boyu eğmeyen ve mücadelelerini kazanımla sonuçlandıran Doruk Madencilik işçilerine selam olsun.Gerçeğin peşini bırakmayan gazeteciler cezaevlerine dolduruluyor. Bugün 15 gazeteci cezaevinde. İşçi ve emekçileri karanlığa mahkûm etmek isteyenlere karşı basın özgürlüğü mücadelesi veren gazetecilere selam olsun.Dostlar, Yoldaşlar!
Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki yaşımız, cinsiyetimiz, kimliğimiz ne olursa olsun. Hiç fark etmiyor. Hepimiz bu sömürü ve yağma düzeninin çarkları arasında her gün daha fazla eziliyoruz. Her geçen gün daha fazla yoksullaşıyor, sefalete itiliyoruz.Demokrasinin, adaletin, hukukun, eşitliğin olmadığı bir yerde emeğin, emekçilerin hakları da yok sayılır. Talepleri görülmez, duyulmaz olur.
Bu yüzden ülkemizde düşünce ve ifade özgürlüğünden toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkına, seçme ve seçilme hakkından sendikal hak ve özgürlüklere, haber alma hakkına kadar uzanan saldırılar esasında emeğine sahip çıkanlara yönelik sömürü zeminini güçlendirmek için yürütülüyor.İktidar bu politikalarına rıza göstermeyen öğrencisinden gazetecisine, belediye başkanından sendikacısına kadar herkese adeta savaş açıyor. Hakkını arayan, adalet isteyen, herkesi hedef alan baskılarla tüm toplum nefessiz bırakılıyor. Halkın iradesi yok sayılıyor. Halkın iradesiyle seçilen yerel yöneticiler siyasi kararlarla görevden alınıp yerlerine kayyumlar atanıyor. Laikliğe yönelik saldırılar eğitim başta olmak üzere, tüm kamusal alana yayılıyor. Laik eğitim ve laik yaşam mücadelesi, Türkiye’de demokrasinin, insan haklarının ve toplumsal barışın korunması açısından büyük bir öneme sahiptir. Laik eğitim ve laik yaşam mücadelesini toplumsal barış, eşitlik, özgürlük ve demokrasi mücadelesiyle birleştirilerek güçlendireceğiz. Kadın cinayetleri artarken kadınları korumakla yükümlü mekanizmalar bilinçli olarak devre dışı bırakılıyor. Kadınlar korunmadıkları için, şikâyetleri dikkate alınmadığı için, uzaklaştırma kararları uygulanmadığı için öldürülüyor. Bu ülkede kadınlar yalnızca öldürülmüyor; ölümleri de görünmez kılınıyor. İntihar denilerek üstü örtülüyor. Örtü kaldırıldığında altından iktidar destekli çete, mafya batağı ve çürümüşlük çıkıyor.Okullarda yaşanan şiddet olaylarının münferit değildir, daha geniş toplumsal sorunların bir yansımasıdır. Okullarda yalnızca fiziki güvenlik tedbirlerinin artırılması tek başına çözüm değildir. Psikolojik destek hizmetlerinin güçlendirilmesi, öğrencilerin sağlıklı gelişimini destekleyen kamusal eğitim politikalarının hayata geçirilmesi gerekmektedir. Kalıcı çözüm için eğitimin bütüncül bir yaklaşımla ele alınması ve sosyal, ekonomik sorunların da giderilmesi gerekir. Eğitimciler, veliler, öğrenciler olarak şiddete karşı yaşamı, ölüme karşı umudu savunmaya devam edeceğiz.Dostlar, Yoldaşlar!
Bizlere hak, hukuk, adalet, demokrasi vadedemeyen düzen; yıllarca bizi bölerek, parçalayarak, ayrımcılıkları körükleyerek ayakta kaldı.
Kürt sorununda demokrasiye, diyaloga, barışa dayalı çözüm yerine çatışmaya, ayrımcılığa ve şovenizme dayalı politikalar hayata geçirildi. Ülkede barış ve demokratik toplum çağrısı çerçevesinde yürütülen bir süreç var. Buna rağmen iktidar bırakalım adım atmayı siyasal operasyonları tüm muhalefet çevrelerini de kapsayacak şekilde artırmaya devam ediyor.
Çözüm demokrasinin kırıntılarına dahi tahammül edemeyenlerde değildir. Çözüm emekçi halkların örgütlü ortak yaşam mücadelesindedir.Dostlar, Yoldaşlar!
Yıllardır bizlere; emeğe, insana, kadına, çocuğa, demokrasiye, eşitliğe, barışa düşman bir köhne sistem dayatılıyor.
Elbette ki bu köhne düzen kendiliğinden değişmeyecek.
Bu düzeni biz değiştireceğiz! Birleşeceğiz ve değiştireceğiz!
MÜCADELEMİZ!
DEMOKRASİ, HUKUK, ADALET, EŞİTLİK MÜCADELESİDİR.
Mücadelemiz, halk iradesine saygı duyulduğu, düşünmenin, düşünceyi ifade etmenin cezalandırılmadığı bir ülke içindir.
Mücadelemiz, hiç kimsenin dilinden, kimliğinden, cinsiyetinden dolayı hor görülmediği, farklılıklarımızın zenginlik sayıldığı bir ülkenin özgür yurttaşları olmak içindir.MÜCADELEMİZ!
İNSANCA BİR YAŞAM, GÜVENCELİ BİR İŞ, GÜVENLİ GELECEK MÜCADELESİDİR.
Ücrette, vergide, toplumsal yaşamın tüm alanlarında adalet içindir.
Herkesin güvenceli, insanca çalıştığı bir işinin ve gelirinin olması içindir.Mücadelemiz grevli toplu sözleşme hakkı mücadelesidir.
Mücadelemiz; haksız ve hukuksuz bir şekilde ihraç edilen KHK’lilerin işine geri dönmesi içindir.
Mücadelemiz çocuklarımızın okulda, sokakta güven içinde olduğu bir ülke mücadelesidir.MÜCADELEMİZ!
SAVAŞ NARALARININ DEĞİL, BARIŞ ŞARKILARININ YANKILANDIĞI BİR DÜNYA VE ÜLKE MÜCADELESİDİR.
Türkiye’nin toprakları, hava sahası ve askeri altyapısı emperyalist-Siyonist ittifakın saldırganlığının hizmetine sunulamaz.
“Emperyalist-Siyonist Saldırganlığa Hayır”
ABD-NATO üsleri kullanılmasın, üsler kapatılsın!
Güvenlik örgütü değil, bir savaş örgütü olan NATO dağıtılmalıdır!
Bölgede barış, ülkede demokrasi için birleşelim!Dostlar, Yoldaşlar!
Emeğin, Demokrasinin, Barışın, Özgürlüğün ve Eşitliğin ülkesini hep birlikte kuracağız.
Yeter ki; bizi bölmeyi, parçalamayı, hedef alan sistemin oyunlarını boşa çıkaralım.
Yeter ki; ekmeğimizi her geçen gün küçülten, haklarımızı, özgürlüklerimizi ortadan kaldıran, hepimize kaybettiren bozuk düzene karşı omuz omuza verelim.Unutmayalım ki;
Emeğin birliği ve halkların kardeşliği için,
Bilimden yana, aydınlık bir gelecek için umut biziz.
Birleşe birleşe kazanacağız!
Kurtuluş yok tek başına! Ya hep beraber ya hiçbirimiz!Yaşasın örgütlü mücadelemiz!
Yaşasın işçilerin birliği!
Yaşasın halkların kardeşliği!Hepinizi TERTİP KOMİTESİ adına tekrar sevgi ve dostlukla selamlıyorum. Hoşça kalın, umutla kalın, mücadele ile kalın…"dedi
Yapılan konuşma sonrasında yerel müzik topluğu Özgür Nefesoğlu eşliğinde çalınıp söyelenen şarkı ve türkülerle devam etti. katılımcılar müzikler eşliğinde halay çekti.
Kutlamalar, İstiklal kavşağında toplanan Atatürk Bulvarı'nda düzenlenen yürüyüşle başladı. Sendikalar, meslek odaları, sivil toplum kuruluşları, siyasi partiler, kadın dernekleri ve çok sayıda vatandaş yürüyüşe katılarak emekçilerin haklarına destek verdi.
Etkinlikte Ortaca Belediye Başkan yardımcısı Hüsnü Sarı Dalaman Belediye Başkanı Sezer Durmuş , CHP Ortaca,Dalaman Köyceğiz İlçe Başkanları Osman Cihan Çimen,Bilal Sarıhan,Tanju Satılmış,diğer siyasi parti temsilcileri,STK lar ve Tüm katılımcılar, dayanışma ve eşitlik mesajlarıyla meydanları doldurdu.
Emek ve Demokrasi Platformu adına hazırlanan metni okuyan Eğitim Sen Dalaman Temsilcisi ve tertip komitesi başkanı Fevzi Yılmaz, " İşçiler, Emekçiler, Kadınlar, Emekliler!
Bu ülkenin geleceği sevgili gençler merhaba!
Üretenler, hayatı var edenler merhaba!
1 Mayıs Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günümüz kutlu olsun!Dostlar, Yoldaşlar!
Bugün dünyanın ve ülkemizin dört bir yanında ellerinde pankartlarla, dillerinde marşlarla, türkülerle, sloganlarla alanlara akan milyonlar kapitalist sömürüye karşı mücadelede birleşiyor.
Bugün işçisi, emekçisi, genci, yaşlısı ile dünyanın her yerinde meydanları dolduran milyonlar hep bir ağızdan taleplerini haykırıyorlar. Yoğun emek sömürüsüne, iş cinayetlerine, savaşa ve doğanın talanına karşı emperyalist barbarlığa isyan ediyorlar.Emperyalist barbarlığın uluslararası sermayenin çıkarları uğruna çıkardığı savaşların bedelini canıyla, malıyla, yoksullukla ödeyenlerin isyanı meydanlarda yankılanıyor.
Bugün ülkemizin dört bir yanında meydanlarda, alanlarda, mitinglerde omuz omuza veren milyonların sesi dünyadaki kardeşlerinin sesine karışıyor.Selam olsun!
1 Mayıs Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’nde; emekçileri insanca yaşamdan mahrum bırakan kapitalizme ve dünyayı sömüren emperyalizme karşı; barış, özgürlük, demokrasi talepleriyle alanları dolduranlara selam olsun.Sömürü, kölelik ve baskı düzenine boyun eğmeyenlere, işi için, ekmeği için, insanca bir yaşam için, bedeni, emeği ve kimliği için, çocuklarına onurlu bir gelecek bırakmak için mücadele edenlere, direnenlere selam olsun!Girdi maliyetlerinin artmasına, düşük ürün fiyatlarına, tarımın şirketlerin denetimine girmesine, tarımı bitiren uygulamalara, toprağından koparılmasına karşı; toprağına, suyuna ve geleceğine sahip çıkan üretici köylülere selam olsun.Emeklilerin alım gücü giderek düşüyor; emekliyken insanca yaşamak giderek zorlaşıyor, milyonlarca emekli açlık sınırının altındaki asgari ücrete dahi erişemiyor. Adalet ve insanca yaşam mücadelesi veren emeklilere selam olsun. Türkiye’nin dört bir tarafında ülke toprakları yerli ve yabancı şirketlere peşkeş çekiliyor. Yaşamı, doğayı, toprağını savunduğu için tutuklanan, özgürlüğü elinden alınan Esra Işık a selam olsun. Toprağını, suyunu, ormanını savunan İkizköy halkına selam olsun.Antep'te ücretlerini alamadıkları için eylem yapan Sırma Halı işçilerine destek için katıldığı basın açıklamasındaki “Patronlar sorumluyken hukuk işlemez. Ama işçiler hakkını aradığında, onları savunanlar cezalandırılır” sözleri nedeniyle 46 gündür tutuklu olan Birteksen Genel Başkanı Mehmet Türkmen e selam olsun.Aylardır alamadıkları ücretlerinin, ikramiyelerinin, tazminatlarının ödenmesi, sendikal faaliyetler nedeniyle işten çıkarılan arkadaşlarının işe iadesi, madenin kamulaştırılması ve iş güvencesinin sağlanması talepleri ile Eskişehir’den Ankara ya yürüyen ve Ankara’da direnen, baskıya, göz altılara, patronların dayattığı kölelik düzenine boyu eğmeyen ve mücadelelerini kazanımla sonuçlandıran Doruk Madencilik işçilerine selam olsun.Gerçeğin peşini bırakmayan gazeteciler cezaevlerine dolduruluyor. Bugün 15 gazeteci cezaevinde. İşçi ve emekçileri karanlığa mahkûm etmek isteyenlere karşı basın özgürlüğü mücadelesi veren gazetecilere selam olsun.Dostlar, Yoldaşlar!
Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki yaşımız, cinsiyetimiz, kimliğimiz ne olursa olsun. Hiç fark etmiyor. Hepimiz bu sömürü ve yağma düzeninin çarkları arasında her gün daha fazla eziliyoruz. Her geçen gün daha fazla yoksullaşıyor, sefalete itiliyoruz.Demokrasinin, adaletin, hukukun, eşitliğin olmadığı bir yerde emeğin, emekçilerin hakları da yok sayılır. Talepleri görülmez, duyulmaz olur.
Bu yüzden ülkemizde düşünce ve ifade özgürlüğünden toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkına, seçme ve seçilme hakkından sendikal hak ve özgürlüklere, haber alma hakkına kadar uzanan saldırılar esasında emeğine sahip çıkanlara yönelik sömürü zeminini güçlendirmek için yürütülüyor.İktidar bu politikalarına rıza göstermeyen öğrencisinden gazetecisine, belediye başkanından sendikacısına kadar herkese adeta savaş açıyor. Hakkını arayan, adalet isteyen, herkesi hedef alan baskılarla tüm toplum nefessiz bırakılıyor. Halkın iradesi yok sayılıyor. Halkın iradesiyle seçilen yerel yöneticiler siyasi kararlarla görevden alınıp yerlerine kayyumlar atanıyor. Laikliğe yönelik saldırılar eğitim başta olmak üzere, tüm kamusal alana yayılıyor. Laik eğitim ve laik yaşam mücadelesi, Türkiye’de demokrasinin, insan haklarının ve toplumsal barışın korunması açısından büyük bir öneme sahiptir. Laik eğitim ve laik yaşam mücadelesini toplumsal barış, eşitlik, özgürlük ve demokrasi mücadelesiyle birleştirilerek güçlendireceğiz. Kadın cinayetleri artarken kadınları korumakla yükümlü mekanizmalar bilinçli olarak devre dışı bırakılıyor. Kadınlar korunmadıkları için, şikâyetleri dikkate alınmadığı için, uzaklaştırma kararları uygulanmadığı için öldürülüyor. Bu ülkede kadınlar yalnızca öldürülmüyor; ölümleri de görünmez kılınıyor. İntihar denilerek üstü örtülüyor. Örtü kaldırıldığında altından iktidar destekli çete, mafya batağı ve çürümüşlük çıkıyor.Okullarda yaşanan şiddet olaylarının münferit değildir, daha geniş toplumsal sorunların bir yansımasıdır. Okullarda yalnızca fiziki güvenlik tedbirlerinin artırılması tek başına çözüm değildir. Psikolojik destek hizmetlerinin güçlendirilmesi, öğrencilerin sağlıklı gelişimini destekleyen kamusal eğitim politikalarının hayata geçirilmesi gerekmektedir. Kalıcı çözüm için eğitimin bütüncül bir yaklaşımla ele alınması ve sosyal, ekonomik sorunların da giderilmesi gerekir. Eğitimciler, veliler, öğrenciler olarak şiddete karşı yaşamı, ölüme karşı umudu savunmaya devam edeceğiz.Dostlar, Yoldaşlar!
Bizlere hak, hukuk, adalet, demokrasi vadedemeyen düzen; yıllarca bizi bölerek, parçalayarak, ayrımcılıkları körükleyerek ayakta kaldı.
Kürt sorununda demokrasiye, diyaloga, barışa dayalı çözüm yerine çatışmaya, ayrımcılığa ve şovenizme dayalı politikalar hayata geçirildi. Ülkede barış ve demokratik toplum çağrısı çerçevesinde yürütülen bir süreç var. Buna rağmen iktidar bırakalım adım atmayı siyasal operasyonları tüm muhalefet çevrelerini de kapsayacak şekilde artırmaya devam ediyor.
Çözüm demokrasinin kırıntılarına dahi tahammül edemeyenlerde değildir. Çözüm emekçi halkların örgütlü ortak yaşam mücadelesindedir.Dostlar, Yoldaşlar!
Yıllardır bizlere; emeğe, insana, kadına, çocuğa, demokrasiye, eşitliğe, barışa düşman bir köhne sistem dayatılıyor.
Elbette ki bu köhne düzen kendiliğinden değişmeyecek.
Bu düzeni biz değiştireceğiz! Birleşeceğiz ve değiştireceğiz!
MÜCADELEMİZ!
DEMOKRASİ, HUKUK, ADALET, EŞİTLİK MÜCADELESİDİR.
Mücadelemiz, halk iradesine saygı duyulduğu, düşünmenin, düşünceyi ifade etmenin cezalandırılmadığı bir ülke içindir.
Mücadelemiz, hiç kimsenin dilinden, kimliğinden, cinsiyetinden dolayı hor görülmediği, farklılıklarımızın zenginlik sayıldığı bir ülkenin özgür yurttaşları olmak içindir.MÜCADELEMİZ!
İNSANCA BİR YAŞAM, GÜVENCELİ BİR İŞ, GÜVENLİ GELECEK MÜCADELESİDİR.
Ücrette, vergide, toplumsal yaşamın tüm alanlarında adalet içindir.
Herkesin güvenceli, insanca çalıştığı bir işinin ve gelirinin olması içindir.Mücadelemiz grevli toplu sözleşme hakkı mücadelesidir.
Mücadelemiz; haksız ve hukuksuz bir şekilde ihraç edilen KHK’lilerin işine geri dönmesi içindir.
Mücadelemiz çocuklarımızın okulda, sokakta güven içinde olduğu bir ülke mücadelesidir.MÜCADELEMİZ!
SAVAŞ NARALARININ DEĞİL, BARIŞ ŞARKILARININ YANKILANDIĞI BİR DÜNYA VE ÜLKE MÜCADELESİDİR.
Türkiye’nin toprakları, hava sahası ve askeri altyapısı emperyalist-Siyonist ittifakın saldırganlığının hizmetine sunulamaz.
“Emperyalist-Siyonist Saldırganlığa Hayır”
ABD-NATO üsleri kullanılmasın, üsler kapatılsın!
Güvenlik örgütü değil, bir savaş örgütü olan NATO dağıtılmalıdır!
Bölgede barış, ülkede demokrasi için birleşelim!Dostlar, Yoldaşlar!
Emeğin, Demokrasinin, Barışın, Özgürlüğün ve Eşitliğin ülkesini hep birlikte kuracağız.
Yeter ki; bizi bölmeyi, parçalamayı, hedef alan sistemin oyunlarını boşa çıkaralım.
Yeter ki; ekmeğimizi her geçen gün küçülten, haklarımızı, özgürlüklerimizi ortadan kaldıran, hepimize kaybettiren bozuk düzene karşı omuz omuza verelim.Unutmayalım ki;
Emeğin birliği ve halkların kardeşliği için,
Bilimden yana, aydınlık bir gelecek için umut biziz.
Birleşe birleşe kazanacağız!
Kurtuluş yok tek başına! Ya hep beraber ya hiçbirimiz!Yaşasın örgütlü mücadelemiz!
Yaşasın işçilerin birliği!
Yaşasın halkların kardeşliği!Hepinizi TERTİP KOMİTESİ adına tekrar sevgi ve dostlukla selamlıyorum. Hoşça kalın, umutla kalın, mücadele ile kalın…"dedi
Yapılan konuşma sonrasında yerel müzik topluğu Özgür Nefesoğlu eşliğinde çalınıp söyelenen şarkı ve türkülerle devam etti. katılımcılar müzikler eşliğinde halay çekti.










