Ali Ağaloğlu’nun sahibi olduğu Akdeniz İnşaat firmasının kurmayı planladığı 926 milyon 699 bin dolarlık 30 bin kişilik turizm kenti projesi için Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporuna, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı geçtiğimiz Haziran ayında olumlu kararı verdi.
Bu karara ilişkin Muğla Çevre Platformu da bakanlığın onay verdiği turizm projesine karşı yürütmenin durdurulması için davada yarın bilirkişi heyeti Bargilya Tuzlası’nda keşif yapacak.
Muğla Çevre Platformu keşif öncesi Bargilya Antik Kenti önünde bugün bir basın açıklaması yaptı.
Platform adına açıklamayı okuyan Muçep Milas Meclisi eş sözcüsü Neşe Tuncer şu ifadeleri kullandı:
“Mevsim değişiyor, göçmen kuşlar yolda. Her geçen gün artan flamingo, kızılbacak, gri balıkçıl ve envai çeşit kuşların sayısı ve açan güz bitkilerinin müjdeleri ile Bargilya Tuzlası’na sonbahar geldi. Tuzla’yı Güllük körfezine bağlayan boğazın makilik yamaçlarına uzanan kıyılarındaki düzlükler, artık daha kalabalık. Kum kuşları, cılıbıtlar ve niceleri beslenip koşuşturarak günlük aktivitelerini sürdürüyorlar. Saatler sabahtan öğlene evrilirken başımızı göğe kaldırdığımızda bu toprakların nadir yırtıcılarından tavşancıl kuşundan kerkeneze; şahinden atmacaya birçok yırtıcıyı ve hatta şansınız yaver giderse bir gece yırtıcısı olan kır baykuşunu bile görebileceğiniz bir coğrafya burası. Belki bu kuşların ve bitkilerin isimlerini ilk defa duyuyorsunuz ama atlayıp gelebilenler şahit olacaklar ki; her bir birey ve doğal yaşam ortamları, ulusal mevzuat ve taraf olduğumuz uluslararası sözleşmelerle mutlak koruma altında olan bu muhteşem yaşam biçimleri görülmeğe değer.
Sonbaharın gelişi yalnızca bitkiler ve hayvanlar için değil elbette, coğrafya insanı için de önemli bir anlam taşıyor. Akdeniz Çanağı’nı belki de en iyi şekilde temsil eden; binlerce yıldır Akdeniz ve Ege Kıyıları’nda ki kültürün filizlenmesine sebep olan zeytinyağı sıkım zamanı da geldi çattı. Bargilya Tuzlası’nın kıyılarından başlayan ve Milas’ın iç kesimlerine uzanan; Türkiye’nin, Avrupa Birliği Komisyonu’nca uluslararası coğrafi işaret tescilli önemli ürünlerinden Milas Zeytinyağı’nı tatmanın da tam zamanıdır.
“DOĞAL YAŞAM KÜLTÜRÜNÜ YOK ETMEK İSTİYORLAR”
Ancak bizler, binlerce yıllık ortak yaşam kültürü güz döngüsüne girerken, bu döngünün önümüzdeki yıllarda da devam edip edemeyeceği konusunda kaygılıyız. İnsanı insan yapan gözle, yani doğal ve kültürel perspektifle baktığımızda şunu görüyoruz; masaları başında, odalarında oturan kimileri bu nadir coğrafyayı betonlaştırmak, sularını kirletmek, hem doğasını, hem de binlerce yıllık doğal yaşam kültürünü yok etmek istiyorlar.
“EKOLOJİK DENGELERİN SALLANTIDA OLMASI ENDİŞELENDİRİYOR”
Ağaoğlu-Net Holding’in yapmak istediği devasa projenin, uluslararası bağlamda Ramsar, Bern ve Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmelerine; ulusal bağlamda da Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun ile Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği’ne hukuken aykırı olduğu bilinerek onaylanan ÇED raporunun ivedilikle durdurulması için MUÇEP tarafından açılan davanın bilirkişi keşfi, 27 Ekim 2021 Çarşamba günü, yani yarın gerçekleşecek. Hukuki süreç devam ederken, bu ve benzeri Turizm Kenti projeleri gündemde tutuldukça Bargilya Tuzlası’ndaki ekolojik ve ekonomik dengelerin de sallantı da olması hepimizi derinden endişelendiriyor. İşte bu nedenlerle, doğa ve doğal yaşam kültürünün korunması için açılan davanın desteklenmesi;
Ağaoğlu-Tibuk ortaklığının bu nadir coğrafyayı ve burada yaşayan tüm canlıları ile bin yıllardır süregelen yaşam kültürünün yok olmaması için MUÇEP ve Madalya Çevre Platformu’nun (MÇP) Ortak Tuzla Çalışma Grubu olarak herkesi, tüm kesimleri göreve davet ediyoruz.”dedi
Bu karara ilişkin Muğla Çevre Platformu da bakanlığın onay verdiği turizm projesine karşı yürütmenin durdurulması için davada yarın bilirkişi heyeti Bargilya Tuzlası’nda keşif yapacak.
Muğla Çevre Platformu keşif öncesi Bargilya Antik Kenti önünde bugün bir basın açıklaması yaptı.
Platform adına açıklamayı okuyan Muçep Milas Meclisi eş sözcüsü Neşe Tuncer şu ifadeleri kullandı:
“Mevsim değişiyor, göçmen kuşlar yolda. Her geçen gün artan flamingo, kızılbacak, gri balıkçıl ve envai çeşit kuşların sayısı ve açan güz bitkilerinin müjdeleri ile Bargilya Tuzlası’na sonbahar geldi. Tuzla’yı Güllük körfezine bağlayan boğazın makilik yamaçlarına uzanan kıyılarındaki düzlükler, artık daha kalabalık. Kum kuşları, cılıbıtlar ve niceleri beslenip koşuşturarak günlük aktivitelerini sürdürüyorlar. Saatler sabahtan öğlene evrilirken başımızı göğe kaldırdığımızda bu toprakların nadir yırtıcılarından tavşancıl kuşundan kerkeneze; şahinden atmacaya birçok yırtıcıyı ve hatta şansınız yaver giderse bir gece yırtıcısı olan kır baykuşunu bile görebileceğiniz bir coğrafya burası. Belki bu kuşların ve bitkilerin isimlerini ilk defa duyuyorsunuz ama atlayıp gelebilenler şahit olacaklar ki; her bir birey ve doğal yaşam ortamları, ulusal mevzuat ve taraf olduğumuz uluslararası sözleşmelerle mutlak koruma altında olan bu muhteşem yaşam biçimleri görülmeğe değer.
Sonbaharın gelişi yalnızca bitkiler ve hayvanlar için değil elbette, coğrafya insanı için de önemli bir anlam taşıyor. Akdeniz Çanağı’nı belki de en iyi şekilde temsil eden; binlerce yıldır Akdeniz ve Ege Kıyıları’nda ki kültürün filizlenmesine sebep olan zeytinyağı sıkım zamanı da geldi çattı. Bargilya Tuzlası’nın kıyılarından başlayan ve Milas’ın iç kesimlerine uzanan; Türkiye’nin, Avrupa Birliği Komisyonu’nca uluslararası coğrafi işaret tescilli önemli ürünlerinden Milas Zeytinyağı’nı tatmanın da tam zamanıdır.
“DOĞAL YAŞAM KÜLTÜRÜNÜ YOK ETMEK İSTİYORLAR”
Ancak bizler, binlerce yıllık ortak yaşam kültürü güz döngüsüne girerken, bu döngünün önümüzdeki yıllarda da devam edip edemeyeceği konusunda kaygılıyız. İnsanı insan yapan gözle, yani doğal ve kültürel perspektifle baktığımızda şunu görüyoruz; masaları başında, odalarında oturan kimileri bu nadir coğrafyayı betonlaştırmak, sularını kirletmek, hem doğasını, hem de binlerce yıllık doğal yaşam kültürünü yok etmek istiyorlar.
“EKOLOJİK DENGELERİN SALLANTIDA OLMASI ENDİŞELENDİRİYOR”
Ağaoğlu-Net Holding’in yapmak istediği devasa projenin, uluslararası bağlamda Ramsar, Bern ve Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmelerine; ulusal bağlamda da Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun ile Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği’ne hukuken aykırı olduğu bilinerek onaylanan ÇED raporunun ivedilikle durdurulması için MUÇEP tarafından açılan davanın bilirkişi keşfi, 27 Ekim 2021 Çarşamba günü, yani yarın gerçekleşecek. Hukuki süreç devam ederken, bu ve benzeri Turizm Kenti projeleri gündemde tutuldukça Bargilya Tuzlası’ndaki ekolojik ve ekonomik dengelerin de sallantı da olması hepimizi derinden endişelendiriyor. İşte bu nedenlerle, doğa ve doğal yaşam kültürünün korunması için açılan davanın desteklenmesi;
Ağaoğlu-Tibuk ortaklığının bu nadir coğrafyayı ve burada yaşayan tüm canlıları ile bin yıllardır süregelen yaşam kültürünün yok olmaması için MUÇEP ve Madalya Çevre Platformu’nun (MÇP) Ortak Tuzla Çalışma Grubu olarak herkesi, tüm kesimleri göreve davet ediyoruz.”dedi









