Tüm Emekliler Sendikası Ortaca Şube Başkanı İlhan Karadavut ve sendika üyesi emeklilerle temmuz ayı emekli maaş artışını konuştuk.
"TÜİK yine şaşırtmadı. Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığı TÜİK verilerini görünce nerdeyse zil takıp oynayacaklar. Onlarda
biliyor ki; TÜİK verileri sanal. TÜİK ; emekliye,çalışana yapılması gereken maaş
artışlarını aşağı çekmenin aracı haline gelmiştir. TÜİK' in verilerini tanımıyoruz.
Onlarda biliyor ki ; ne HAZİRAN ayı enflasyonu gerçek, ne de 6 aylık enflasyon
verileri gerçek. Emekliler, emeği ile geçinen bütün kamuoyu aldatılıyor. İlginç
olan bütün dünyada gıda ve petrol fiyatları düşerken ülkemizde sürekli
yükseliyor.Sadece 28 Mayıs 1 Temmuz arası çaya yüzde 43, akar yakıta yüzde
25'i aşan zamlar gelmiştir. Piyasa fiyatlarına yetişmek olası değil. Ekmek yer yer
yüzde 20 ile yüzde 50 arasında zamlanmıştır. Eve ekmek almak bile emeklileri
zorlar olmuştur. Eti unuttuk. Sebze ve meyve almak tarım ülkesinde
imkansızlaştı. Dövizin ise freni patlamış. Dün alınan bir tüketim ürününün
etiketi bugün değiştiriliyor. Bir dilim baklavanın 15-20 liraya satıldığı bir
ortamda ,bayram ikramiyesi diye ödenen 2000 liraya tek kuruş artış yapılmadı.
Emekliye bayramı çok gördüler. Nazım Hikmetin kulağı çınlasın. Artık
bayramlarda " çocuklar şeker bile yiyemez oldu."..
İktidar, alım gücümüzün düşmesini görmezden geliyor.. Sadece son 1 ayda alım
gücü yüzde 25 azaldı. Bizim hesabımıza göre ilk 6 aylık dönemde maaşlarımız
yüzde 52 nin üzerinde erimiştir.
Bir bardak çay , bir simit 20 lirayı bulmuştur. Yani çay simit bile lüks olmuştur. 4
kişilik bir aile 3 öğün bir bardak çay ,bir simit yeseler dahi günlük eder 240 lira.
Yani ayda eder 7200 lira. Yani neredeyse bir emekli maaşı tutarında. Bir çay
simit hesabı yapanlara duyurulur. Keza Fatih'de bir kafede çay simit hesabına iki
emekli maaşıda yetmez.
Zaten dayanıklı tüketim ürünlerinin yanına yaklaşılamıyor.
İktidar sadaka toplumu yaratmıştır. Bizler onurlu vatandaşlarız. Sadaka toplumu
olmayı zinhar red ediyoruz
Bizler demokratik bir ülkede insanca yaşamak istiyoruz.
Kurtarıcı diye ekonominin başına monte ettikleriniz daha ilk icraatlarında
emeklinin, emekçinin, dul ve yetimin, yani yoksulun yanında değil ,bir avuç
sermayenin ,uluslar arası finans kuruluşlarının yanında olduğunu
göstermişlerdir. Bu durum Cumhurbaşkanından bağımsız gelişmediği açıktır.
Seçim vaatlerinin sadece oy devşirmek için yapıldığını biz biliyorduk ,lakin bu
vaatlere kananların göz kapaklarının çapaklarını silmiş olmalarını umuyoruz .
Emin olunsun ki, hamasi nutuklarla, devşirme oylarla iktidarınızı
sürdüremezsiniz. Bir nebze de olsun vicdanınız varsa bizi dinleyin ve
taleplerimizi karşılayın.
Emeklinin, emekçinin , dul ve yetimin ,yoksulun insanca yaşayacağı maaş
zamlarını uygulayın.
Bugün emeklilerin büyük çoğunluğu açlık sınırının altında maaş alıyor. Bu
durumdan utanılmalıdır Açlık sınırından söz ediyoruz! Ne kadar vahim bir
durum.
Buradan bütün emekli vatandaşlarımıza çağrımızdır. Maaşlarımızı insanca
yaşanacak bir düzeye çekmenin yolu birleşmek ve sendika çatısı altında
örgütlenmekten başka çaremiz kalmamıştır. Haklarımız için; barışçıl ve
demokratik eylemliklerimizle isteklerimizi iktidar ve kamuoyunun gündemine
taşımaya devam edeceğiz.
TÜİK'e sesleniyoruz: Elinizi cebimizden çekin. İki elimiz yakanızdadır.
İktidara sesleniyoruz: Yoksulluğu yalan dolanla bir süre yönetmeyi
beceriyorsunuz, lakin açlık yönetilemez. Emekli aç .Duyun sesimizi ve derhal
maaşlarımızı insanca yaşanacak düzeye çekin.
Öte yandan çocuklarımızın eğitim haklarını kendi siyasal islamcı ideolojik
ekseninize çekmeye çalışmayın. Çocuklarımızın bilimsel , demokratik ,laik eğitim
hakklarına dokunmayın. Çocuklarımızı, cemaatlerin girdabına sokmayın. Öte
yandan altında çıkılamaz pahalılıktaki özel okullara yöneltmeyi bırakın.
Basın özgürlüğüne dokunmayın. Gazetecilere dokunmayın. Merdan Yanardağ
ve tüm basın emekçilerini derhal serbest bırakın. Basın emeklinin, emekçinin ,
dul ve yetimin, özetle fakirin fukaranın sesini duyurabileceği tek alandır. Basın
sesimizdir. Sesimize dokunmayın."dedi
Baskılara son verin .
Son sözümüz emeklilere:
Emekliler saflara...Emekliler ;Tüm Emeklilerin Sendikası sizindir. Sendikal
örgütlenmemize dokunulmasın. Daha güçlü bir şekilde sendikamıza sahip
çıkalım. Unutmayalım ki kurtuluşumuz emek emek terlemiş ellerimizdedir.
Umut, yılmadan usanmadan hakkımız olan için mücadele etmektir.
Biz büyük bir aileyiz ve mutlaka kazanacağız."dedi
TÜM EMEKLİLERİN SENDİKASI
"TÜİK yine şaşırtmadı. Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığı TÜİK verilerini görünce nerdeyse zil takıp oynayacaklar. Onlarda
biliyor ki; TÜİK verileri sanal. TÜİK ; emekliye,çalışana yapılması gereken maaş
artışlarını aşağı çekmenin aracı haline gelmiştir. TÜİK' in verilerini tanımıyoruz.
Onlarda biliyor ki ; ne HAZİRAN ayı enflasyonu gerçek, ne de 6 aylık enflasyon
verileri gerçek. Emekliler, emeği ile geçinen bütün kamuoyu aldatılıyor. İlginç
olan bütün dünyada gıda ve petrol fiyatları düşerken ülkemizde sürekli
yükseliyor.Sadece 28 Mayıs 1 Temmuz arası çaya yüzde 43, akar yakıta yüzde
25'i aşan zamlar gelmiştir. Piyasa fiyatlarına yetişmek olası değil. Ekmek yer yer
yüzde 20 ile yüzde 50 arasında zamlanmıştır. Eve ekmek almak bile emeklileri
zorlar olmuştur. Eti unuttuk. Sebze ve meyve almak tarım ülkesinde
imkansızlaştı. Dövizin ise freni patlamış. Dün alınan bir tüketim ürününün
etiketi bugün değiştiriliyor. Bir dilim baklavanın 15-20 liraya satıldığı bir
ortamda ,bayram ikramiyesi diye ödenen 2000 liraya tek kuruş artış yapılmadı.
Emekliye bayramı çok gördüler. Nazım Hikmetin kulağı çınlasın. Artık
bayramlarda " çocuklar şeker bile yiyemez oldu."..
İktidar, alım gücümüzün düşmesini görmezden geliyor.. Sadece son 1 ayda alım
gücü yüzde 25 azaldı. Bizim hesabımıza göre ilk 6 aylık dönemde maaşlarımız
yüzde 52 nin üzerinde erimiştir.
Bir bardak çay , bir simit 20 lirayı bulmuştur. Yani çay simit bile lüks olmuştur. 4
kişilik bir aile 3 öğün bir bardak çay ,bir simit yeseler dahi günlük eder 240 lira.
Yani ayda eder 7200 lira. Yani neredeyse bir emekli maaşı tutarında. Bir çay
simit hesabı yapanlara duyurulur. Keza Fatih'de bir kafede çay simit hesabına iki
emekli maaşıda yetmez.
Zaten dayanıklı tüketim ürünlerinin yanına yaklaşılamıyor.
İktidar sadaka toplumu yaratmıştır. Bizler onurlu vatandaşlarız. Sadaka toplumu
olmayı zinhar red ediyoruz
Bizler demokratik bir ülkede insanca yaşamak istiyoruz.
Kurtarıcı diye ekonominin başına monte ettikleriniz daha ilk icraatlarında
emeklinin, emekçinin, dul ve yetimin, yani yoksulun yanında değil ,bir avuç
sermayenin ,uluslar arası finans kuruluşlarının yanında olduğunu
göstermişlerdir. Bu durum Cumhurbaşkanından bağımsız gelişmediği açıktır.
Seçim vaatlerinin sadece oy devşirmek için yapıldığını biz biliyorduk ,lakin bu
vaatlere kananların göz kapaklarının çapaklarını silmiş olmalarını umuyoruz .
Emin olunsun ki, hamasi nutuklarla, devşirme oylarla iktidarınızı
sürdüremezsiniz. Bir nebze de olsun vicdanınız varsa bizi dinleyin ve
taleplerimizi karşılayın.
Emeklinin, emekçinin , dul ve yetimin ,yoksulun insanca yaşayacağı maaş
zamlarını uygulayın.
Bugün emeklilerin büyük çoğunluğu açlık sınırının altında maaş alıyor. Bu
durumdan utanılmalıdır Açlık sınırından söz ediyoruz! Ne kadar vahim bir
durum.
Buradan bütün emekli vatandaşlarımıza çağrımızdır. Maaşlarımızı insanca
yaşanacak bir düzeye çekmenin yolu birleşmek ve sendika çatısı altında
örgütlenmekten başka çaremiz kalmamıştır. Haklarımız için; barışçıl ve
demokratik eylemliklerimizle isteklerimizi iktidar ve kamuoyunun gündemine
taşımaya devam edeceğiz.
TÜİK'e sesleniyoruz: Elinizi cebimizden çekin. İki elimiz yakanızdadır.
İktidara sesleniyoruz: Yoksulluğu yalan dolanla bir süre yönetmeyi
beceriyorsunuz, lakin açlık yönetilemez. Emekli aç .Duyun sesimizi ve derhal
maaşlarımızı insanca yaşanacak düzeye çekin.
Öte yandan çocuklarımızın eğitim haklarını kendi siyasal islamcı ideolojik
ekseninize çekmeye çalışmayın. Çocuklarımızın bilimsel , demokratik ,laik eğitim
hakklarına dokunmayın. Çocuklarımızı, cemaatlerin girdabına sokmayın. Öte
yandan altında çıkılamaz pahalılıktaki özel okullara yöneltmeyi bırakın.
Basın özgürlüğüne dokunmayın. Gazetecilere dokunmayın. Merdan Yanardağ
ve tüm basın emekçilerini derhal serbest bırakın. Basın emeklinin, emekçinin ,
dul ve yetimin, özetle fakirin fukaranın sesini duyurabileceği tek alandır. Basın
sesimizdir. Sesimize dokunmayın."dedi
Baskılara son verin .
Son sözümüz emeklilere:
Emekliler saflara...Emekliler ;Tüm Emeklilerin Sendikası sizindir. Sendikal
örgütlenmemize dokunulmasın. Daha güçlü bir şekilde sendikamıza sahip
çıkalım. Unutmayalım ki kurtuluşumuz emek emek terlemiş ellerimizdedir.
Umut, yılmadan usanmadan hakkımız olan için mücadele etmektir.
Biz büyük bir aileyiz ve mutlaka kazanacağız."dedi
TÜM EMEKLİLERİN SENDİKASI











