MUĞLA Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Muğla örgütleri, Muğla’nın 13 ilçesinde eş zamanlı basın açıklaması yaparak yaşanan su krizine dikkat çekti. Açıklamada, “Su krizi doğal değil, siyasidir. Muğla’nın suyu Muğla’ya aittir” vurgusu öne çıktı.
Muğla merkez Ortaca,Dalaman,Fethiye,Köyceğiz başta olmak üzere 13 ilçesinde, Cumhuriyet Halk Partisi Muğla İl Başkanlığımızın eşgüdümünde, ilçe başkanlıklarımız tarafından eş zamanlı olarak okunan bu basın açıklaması; Muğla’da derinleşen su krizine karşı ortak politik duruşumuzu kamuoyuyla paylaşmak amacıyla hazırlanmıştır.Ortaca İlçe Başkanı Mehmet Güzel,Dalaman Bilal Sarıhan,Fethiye Mustafa Koyuncu,Köyceğiz Tanju Satılmış ,partililer ,Tüm Emeklilerin Sendikası ve bazı STK lar katıldı.Mehmet Güzel "Muğla’da yaşanan su sorunu ne ani bir gelişmedir ne de yalnızca iklim koşullarıyla açıklanabilir. Ortada; yıllardır biriken, bilinçli tercihlerle büyütülmüş yapısal bir yönetim sorunu bulunmaktadır.Bugün Bodrum’dan Milas’a, Fethiye’den Marmaris’e, Datça’dan Yatağan’a kadar Muğla’nın tamamında yurttaşlarımız, en temel yaşam hakkı olan suya erişimde ciddi güçlükler yaşamaktadır. Bu tabloyu yerel yönetimlerin yetersizliğiyle açıklamak gerçeği çarpıtmaktır.
Gerçek şudur:
Muğla Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyelerimiz, sınırlı imkânlara rağmen çözüm üretmek için yoğun bir çaba içindedir. Buna karşın merkezi yönetim, Muğla’nın su ihtiyacını sistematik biçimde görmezden gelmektedir.
DALAMAN ÇAYI GERÇEĞİ
Dalaman Çayı’ndan Bodrum ve Milas’a ulaştırılması planlanan yaklaşık 50 milyon metreküplük su, Muğla halkının yaşamını doğrudan ilgilendiren hayati bir projedir. Yerel yönetimler üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmiş, teknik ve altyapısal hazırlıklar büyük ölçüde tamamlanmıştır.
Ancak bu sürece rağmen; Gerekli idari izinler geciktirilmiş, Finansman desteği sağlanmamış,
DSİ eliyle yapılan su tahsislerinde kamu yararı yerine sermaye öncelikleri esas alınmıştır.
Termik santrallerin, büyük ölçekli işletmelerin ve rant odaklı projelerin suya erişimi güvence altına alınırken, Muğla halkı susuzluğa mahkûm edilmiştir.
DSİ VE MERKEZİ YÖNETİME ÇAĞRIMIZ
Devlet Su İşleri’nin görevi; suyu adil biçimde dağıtmak, yaşamı öncelemek ve yerel yönetimlerle iş birliği içinde hareket etmektir.
Bugün DSİ, bu asli görevlerinden uzaklaşmış; siyasal ve ekonomik tercihlerle hareket eden bir yapıya sürüklenmiştir. Bu anlayış değişmeden Muğla’da su sorununun kalıcı biçimde çözülmesi mümkün değildir.
CHP OLARAK TUTUMUMUZ NETTİR
Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizler;
Suyun bir ticari meta değil, kamusal bir hak olduğunu savunuyoruz.Yerel yönetimlerin önünü tıkayan merkezi anlayışa karşı duruyoruz.Muğla’nın suyunun Muğlalıya ait olduğunu açıkça ifade ediyoruz.Bu doğrultuda;
Dalaman Çayı projesinin önündeki tüm idari ve siyasi engeller derhal kaldırılmalıdır.DSİ, Muğla’nın gerçek su ihtiyacını esas alan yeni bir tahsis planı hazırlamalıdır.Merkezi yönetim, Muğla’ya yönelik ayrımcı uygulamalara son vermelidir.
BU SADECE BODRUM’UN DEĞİL, MUĞLA’NIN MESELESİDİR
Bugün Bodrum’da yaşanan susuzluk, yarın Muğla’nın diğer ilçelerinde daha ağır biçimde hissedilecektir. Bu nedenle Muğla’nın 13 ilçe başkanlığı olarak tek ses ve ortak sorumlulukla bu açıklamayı yapıyoruz.
Buradan kamuoyuna bir kez daha açıkça sesleniyoruz:Su haktır. Yaşam haktır. Muğla susuz bırakılamaz.
Cumhuriyet Halk Partisi, Muğla’da yurttaşlarının yaşam hakkını savunmaya ve bu adaletsiz düzene karşı mücadele etmeye kararlılıkla devam edecektir.Kamuoyuna saygıyla duyurulur."denildi.
Muğla merkez Ortaca,Dalaman,Fethiye,Köyceğiz başta olmak üzere 13 ilçesinde, Cumhuriyet Halk Partisi Muğla İl Başkanlığımızın eşgüdümünde, ilçe başkanlıklarımız tarafından eş zamanlı olarak okunan bu basın açıklaması; Muğla’da derinleşen su krizine karşı ortak politik duruşumuzu kamuoyuyla paylaşmak amacıyla hazırlanmıştır.Ortaca İlçe Başkanı Mehmet Güzel,Dalaman Bilal Sarıhan,Fethiye Mustafa Koyuncu,Köyceğiz Tanju Satılmış ,partililer ,Tüm Emeklilerin Sendikası ve bazı STK lar katıldı.Mehmet Güzel "Muğla’da yaşanan su sorunu ne ani bir gelişmedir ne de yalnızca iklim koşullarıyla açıklanabilir. Ortada; yıllardır biriken, bilinçli tercihlerle büyütülmüş yapısal bir yönetim sorunu bulunmaktadır.Bugün Bodrum’dan Milas’a, Fethiye’den Marmaris’e, Datça’dan Yatağan’a kadar Muğla’nın tamamında yurttaşlarımız, en temel yaşam hakkı olan suya erişimde ciddi güçlükler yaşamaktadır. Bu tabloyu yerel yönetimlerin yetersizliğiyle açıklamak gerçeği çarpıtmaktır.
Gerçek şudur:
Muğla Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyelerimiz, sınırlı imkânlara rağmen çözüm üretmek için yoğun bir çaba içindedir. Buna karşın merkezi yönetim, Muğla’nın su ihtiyacını sistematik biçimde görmezden gelmektedir.
DALAMAN ÇAYI GERÇEĞİ
Dalaman Çayı’ndan Bodrum ve Milas’a ulaştırılması planlanan yaklaşık 50 milyon metreküplük su, Muğla halkının yaşamını doğrudan ilgilendiren hayati bir projedir. Yerel yönetimler üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmiş, teknik ve altyapısal hazırlıklar büyük ölçüde tamamlanmıştır.
Ancak bu sürece rağmen; Gerekli idari izinler geciktirilmiş, Finansman desteği sağlanmamış,
DSİ eliyle yapılan su tahsislerinde kamu yararı yerine sermaye öncelikleri esas alınmıştır.
Termik santrallerin, büyük ölçekli işletmelerin ve rant odaklı projelerin suya erişimi güvence altına alınırken, Muğla halkı susuzluğa mahkûm edilmiştir.
DSİ VE MERKEZİ YÖNETİME ÇAĞRIMIZ
Devlet Su İşleri’nin görevi; suyu adil biçimde dağıtmak, yaşamı öncelemek ve yerel yönetimlerle iş birliği içinde hareket etmektir.
Bugün DSİ, bu asli görevlerinden uzaklaşmış; siyasal ve ekonomik tercihlerle hareket eden bir yapıya sürüklenmiştir. Bu anlayış değişmeden Muğla’da su sorununun kalıcı biçimde çözülmesi mümkün değildir.
CHP OLARAK TUTUMUMUZ NETTİR
Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizler;
Suyun bir ticari meta değil, kamusal bir hak olduğunu savunuyoruz.Yerel yönetimlerin önünü tıkayan merkezi anlayışa karşı duruyoruz.Muğla’nın suyunun Muğlalıya ait olduğunu açıkça ifade ediyoruz.Bu doğrultuda;
Dalaman Çayı projesinin önündeki tüm idari ve siyasi engeller derhal kaldırılmalıdır.DSİ, Muğla’nın gerçek su ihtiyacını esas alan yeni bir tahsis planı hazırlamalıdır.Merkezi yönetim, Muğla’ya yönelik ayrımcı uygulamalara son vermelidir.
BU SADECE BODRUM’UN DEĞİL, MUĞLA’NIN MESELESİDİR
Bugün Bodrum’da yaşanan susuzluk, yarın Muğla’nın diğer ilçelerinde daha ağır biçimde hissedilecektir. Bu nedenle Muğla’nın 13 ilçe başkanlığı olarak tek ses ve ortak sorumlulukla bu açıklamayı yapıyoruz.
Buradan kamuoyuna bir kez daha açıkça sesleniyoruz:Su haktır. Yaşam haktır. Muğla susuz bırakılamaz.
Cumhuriyet Halk Partisi, Muğla’da yurttaşlarının yaşam hakkını savunmaya ve bu adaletsiz düzene karşı mücadele etmeye kararlılıkla devam edecektir.Kamuoyuna saygıyla duyurulur."denildi.









